ABD'deki gıda arzının %70'ini oluşturan ultra işlenmiş gıdalar, obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser, depresyon, bilişsel gerileme ve inme gibi birçok sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. NOVA Gıda Sınıflandırma sistemine göre bu gıdalar, süpermarketlerde veya ev mutfaklarında bulunmayan endüstriyel bileşenler (tatlandırıcılar, renklendiriciler, katkı maddeleri) ve üretim süreçleri (ekstrüzyon, kalıplama) kullanılarak hazırlanıyor. Lezzetli, pratik ve genellikle daha ucuz olmaları nedeniyle tüketimi yaygın olan bu gıdalardan kaçınmak zorlaşıyor.
Ancak, ultra işlenmiş gıdaların tam olarak neden sağlıksız olduğu konusunda birçok soru işareti bulunuyor. Araştırmacılar, içeriklerindeki kimyasalların, katkı maddelerinin veya tatlandırıcıların doğrudan zararlı olup olmadığını, ya da mikrobiyom veya bağışıklık sistemi aracılığıyla vücutla etkileşime girerek henüz anlaşılmayan sağlık etkileri yaratıp yaratmadığını sorguluyor. Ayrıca, bu gıdaların kilo alımına yol açarak obeziteyle ilişkili durumları tetikleyip tetiklemediği de inceleniyor.
Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü'nden Dr. Kevin Hall ve ekibi, bu mekanizmaları anlamak için çalışmalar yürütüyor. 2019'da yayımlanan bir araştırmaları, ultra işlenmiş diyet uygulayan kişilerin, benzer ancak daha az işlenmiş diyet uygulayanlara göre günde ortalama 500 kalori daha fazla tükettiğini ortaya koymuştu. Hall ve ekibi şimdi, insanların neden aşırı kalori tükettiğini anlamak için yeni bir deneme yapıyor ve enerji yoğunluğunun bu durumdaki rolünü araştırıyor.
Ultra işlenmiş gıdaların yaygınlığı ve sağlık üzerindeki derin etkileri, gıda endüstrisi ve halk sağlığı politikaları için önemli çıkarımlar barındırıyor.