Ana Sayfa

Yoga, Opioid Bağımlılığında Yoksunluk Süresini Yarıya İndiriyor

1 dk okuma

Yeni bir araştırma, yalnızca 10 seanslık yoganın, opioid yoksunluğunun en şiddetli başlangıç dönemini neredeyse yarıya indirebileceğini ve başarılı iyileşme şansını önemli ölçüde artırabileceğini ortaya koydu. Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi Bağımlılık Psikiyatrisi Bölümü'nden Doçent Kevin Hill'e göre, yoksunluğun ilk günleri genellikle şiddetli uykusuzluk, anksiyete, ağrı ve diğer semptomlarla karakterize olduğu için bırakma ve nüksetme riskinin en yüksek olduğu dönemdir. Araştırmacılar, tedavi sürecini daha kısa ve daha keyifli hale getirmenin başarı şansını artırdığını belirtiyor.

Nisan 2023 ile Mart 2024 arasında yürütülen çalışmada, Hindistan Ulusal Ruh Sağlığı ve Sinir Bilimleri Enstitüsü, Harvard Tıp Fakültesi ve Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nden araştırmacılar, iki haftaya yayılan 10 adet 45 dakikalık grup seansının yoksunluk süresini dokuz günden beşe indirdiğini buldu. Çalışma aynı zamanda anksiyete azalması, uykuya dalma süresinin kısalması ve ortalama ağrı algısında iyileşmeler gibi ikincil ölçümlerde de gelişmeler gözlemledi. JAMA Psychiatry dergisinde yayımlanan bu çalışmaya, hafif ila orta derecede yoksunluk semptomları yaşayan 18 ila 50 yaş arası 59 erkek dahil edildi. Katılımcılar ayrıca istekleri azaltan ancak sarhoş edici etkisi olmayan buprenorfin ilacıyla da tedavi edildi.

Araştırmacılar, yoksunluk sırasında sempatik ve parasempatik sinir sistemleri arasındaki normal dengenin bozulduğunu belirtiyor. "Savaş ya da kaç" tepkilerinden sorumlu sempatik sinir sistemi aşırı aktif hale gelerek stresi, anksiyeteyi ve istekleri artırıyor. Yoga ve diğer meditasyon uygulamaları ise parasempatik sinir sistemini destekleyerek vücudu sakinleştiriyor, nefes almayı ve kalp atış hızını düzenliyor. Bu sayede, ilaçla isteklerin azaltılmasının yanı sıra, yoga uykusuzluk, anksiyete ve stres reaksiyonlarına karşı etkili bir tamamlayıcı tedavi sunuyor.

İçgörü

Bu çalışma, opioid bağımlılığından kurtulma sürecinde yoganın önemli bir tamamlayıcı tedavi olarak kullanılabileceğini ve iyileşme oranlarını artırabileceğini gösteriyor.

Kaynak