Yapay zeka destekli kodlama asistanlarının yazılım geliştirme süreçlerindeki etkinliği tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bazı araştırmalar, bu araçları kullanan ekiplerin daha fazla görev tamamlamasına rağmen şirket genelinde teslimat metriklerinde bir iyileşme olmadığını gösteriyor. Hatta deneyimli geliştiricilerin yapay zeka asistanları kullanırken %19 daha yavaşladığı, ancak kendilerini daha hızlı sandığı belirtiliyor. Ayrıca, yapay zeka tarafından üretilen kodların neredeyse yarısının güvenlik açıkları içerdiği tespit edilmiş durumda. Bu durumun temelinde, geliştiricilerin asıl işinin belirsizliği azaltmak ve iş ihtiyaçlarını kesin mantığa dönüştürmek yatıyor; kod yazmak ise bu sürecin daha kolay kısmı olarak görülüyor.
Makale, kodlama asistanlarının iyi performans göstermesi için net tanımlanmış gereksinimlere ihtiyaç duyduğunu ve karmaşık kod tabanlarında bu gereksinim boşluklarını yüzlerce satır kodun içine gömme eğiliminde olduğunu vurguluyor. İnsan geliştiriciler gereksinim eksikliklerini ürün ekibine iletirken, yapay zeka asistanları bu boşlukları farkında olmadan hatalı veya sürdürülemez kodlara dönüştürebiliyor. Bu da daha fazla kod incelemesi ve güvenlik açıklarını gidermek için ek çaba gerektiriyor. Sonuç olarak, yapay zekanın üretim ortamlarında kullanımı, geliştiricilerin temel amacı olan belirsizliği azaltma ve kod güvenilirliğini artırma hedefleriyle çelişebiliyor.
Bazı deneyimli mühendisler yapay zeka ile dönüştürücü sonuçlar elde ettiklerini belirtse de, bu durum genellikle kritik yapay zeka çıktısını değerlendirebilecek teknik derinliğe ve organizasyon içinde ürün ve mühendislik arasında köprü kurma özerkliğine sahip kıdemli geliştiriciler için geçerli. Bankalar, sağlık ve devlet kurumlarındaki genç ve orta düzey mühendisler için ise durum farklı; onlar yapay zeka çıktısının güvenilmezliği ile yönetimden gelen daha hızlı teslimat beklentisi arasında sıkışıp kalıyorlar. Bu durum, geliştiriciler ve yönetim arasında hızla büyüyen bir empati boşluğuna yol açıyor.
Yapay zeka destekli kodlama araçlarının mevcut yaklaşımı, yazılım geliştirme süreçlerinde beklenen verimliliği sağlamak yerine yeni zorluklar ortaya çıkararak, özellikle orta ve alt düzey geliştiriciler için karmaşıklığı artırıyor.