“Vibe kodlama” olarak adlandırılan, büyük dil modelleri (LLM) destekli chatbot'lar aracılığıyla kod geliştirme yöntemi, açık kaynak ekosistemi için ciddi riskler taşıyor. Yeni bir ön baskı makalesine göre, bu yaklaşım kullanıcı etkileşimini açık kaynak projelerinden uzaklaştırırken, yeni bir proje başlatmayı da önemli ölçüde zorlaştırıyor. Geliştiriciler, chatbot'ları etkili bir şekilde kod yazmak için kullandığında, aslında chatbot'un bir müşterisi haline geliyor ve üretilen kodun ne yaptığını anlamak zorunda kalmıyorlar. Bu durum, kütüphane ve araç seçimini LLM'lerin eğitim verilerinde en yaygın olanlara indirgeyerek doğal seçim süreçlerini ortadan kaldırıyor.
LLM chatbot'ları ile etkileşimler arttıkça, popüler açık kaynak projelerinin web sitelerine yapılan ziyaretler azalıyor. Bu da ticari planların, sponsorlukların ve topluluk forumlarının (örneğin Stack Overflow) tanıtım potansiyelini düşürüyor. Yapay zeka destekli yazılım geliştirmenin, mühendislik ve geliştirme süreçlerini istatistiksel bir modele devretmesi, ciddi sorunları beraberinde getiriyor. LLM'ler bir kütüphanenin geliştiricileriyle etkileşime girmiyor, kullanılabilir hata raporları sunmuyor veya iyi belgelenmiş olsa bile potansiyel sorunların farkında olmuyor.
Microsoft'un GitHub Copilot'ı 2021'de piyasaya sürmesinden bu yana "vibe kodlama" oldukça tartışmalı bir konu haline geldi. 2024 raporları, Copilot ve benzeri chatbot'ların %41 daha fazla hata üretmek dışında gerçek bir fayda sağlamadığını gösterdi. 2025'e gelindiğinde ise LLM chatbot'larının bilişsel becerileri düşürdüğü, üretkenliği %19 azalttığı ve deneyimli geliştiriciler tarafından sert eleştirilere maruz kaldığı gözlemlendi. Bu gelişmeler, "yapay zeka devriminin" üretkenliği veya kod kalitesini artırmaktan ziyade, insan zekası için bir stres testi olabileceği fikrini güçlendiriyor.
Yapay zeka destekli kodlama pratikleri, açık kaynak projelerinin sürdürülebilirliğini ve topluluk etkileşimini temelden sarsarak yazılım geliştirme ekosisteminde derin dönüşümlere yol açabilir.