Makale, depresyon tedavisinde farklı yöntemlerin "standardize etki boyutu" kavramını okul notlarıyla ilişkilendirerek açıklıyor. Antidepresanların plaseboya kıyasla depresyon üzerindeki etki boyutu yaklaşık 0.4 olarak belirtiliyor; bu, bir notu C'den C+'ya yükseltmeye benzetilebilir ve mütevazı bir iyileşmeye işaret eder.
Buna karşılık, günde 1500mg "≥%60 EPA" içeren Omega-3 takviyelerinin etki boyutu yaklaşık 0.6'dır. Bu takviyeler, antidepresanlardan daha uygun fiyatlı ve daha az yan etkiye sahip olmalarına rağmen daha etkili bulunmuştur. Ancak en dikkat çekici bulgu, günde 5000mg Vitamin D'nin etki boyutunun yaklaşık 1.8 olmasıdır; bu, bir notu C'den A-'ya çıkarmakla eşdeğerdir. Bu önemli etki, Vitamin D eksikliği olmayan kişilerde bile gözlemlenmiştir.
Makale, hem Vitamin D hem de Omega-3 için mevcut resmi önerilerin genellikle optimal fayda sağlayabilecek dozajlardan 3 ila 10 kat daha düşük olduğunu vurguluyor. Her iki takviye de güvenli, ucuz ve reçetesiz temin edilebilir olup, Covid ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde ek olumlu yan etkilere sahiptir. Yazar, böbrek taşı veya kan sulandırıcı kullanımı gibi özel tıbbi durumlar dışında, depresyon yaşayan kişilerin en az bir ay boyunca bu takviyeleri denemelerini şiddetle tavsiye ediyor, zira ruh sağlıklarını ve hatta hayatlarını kurtarabilecek potansiyele sahip olduklarını belirtiyor.
Depresyon tedavisinde Vitamin D ve Omega-3 takviyelerinin, antidepresanlara kıyasla çok daha yüksek etki boyutlarına sahip olduğu ve mevcut resmi dozaj önerilerinin yetersiz kaldığı ortaya konuyor.