Tesla, Kaliforniya Motorlu Araçlar Departmanı (DMV) ile yaptığı anlaşma sonucunda eyaletteki 30 günlük satış yasağı tehlikesini atlattı. Şirket, araç pazarlamasında "Autopilot" terimini kullanmayı bırakma emrine uyarak, yaklaşık üç yıldır süren bir davanın kapanmasını sağladı. Bu karar, eleştirmenlerin başından beri savunduğu gibi, Tesla'nın sürücü destek özelliklerinin pazarlamasının yanıltıcı olduğunu teyit etti. DMV, 2021'de başlattığı soruşturmada, "Autopilot" ve "Full Self-Driving" gibi isimlerin araçların kendi kendine gidebileceği izlenimini yarattığını ve tüketicileri yanılttığını iddia etmişti.
Tesla'nın savunması, DMV'nin bu markalaşmadan yıllardır haberdar olduğu yönündeydi. Ancak 2025'teki duruşma sonucunda idari hukuk hakimi DMV lehine karar verdi ve "Autopilot" kullanımının eyalet yasalarını ihlal ettiğini ve tüketicileri kasten yanıltıcı bir geleneği sürdürdüğünü belirtti. Başlangıçta 30 günlük bir lisans askıya alma cezası verilen Tesla, DMV'nin nihai kararıyla bu cezadan kurtuldu ve "Autopilot" terimini kullanmayı bırakması için 60 gün süre tanındı.
Bu süreçte Tesla, "Autopilot" terimini tamamen kaldırdı ve "Full Self-Driving" için sürücü denetiminin gerekli olduğunu açıklayan ek bilgiler ekledi. Hatta Ocak ayında ABD ve Kanada'da "Autopilot"ı bağımsız bir ürün olarak sonlandırdı. Bu hamle, DMV'nin uyum sağlama son tarihi olan 14 Şubat ile Tesla'nın FSD'yi aylık 99 dolarlık abonelik modeline geçirmesi ve 8.000 dolarlık tek seferlik satın alma seçeneğini kaldırmasıyla aynı zamana denk geldi. Bu zamanlama, Tesla'nın gerçek motivasyonları hakkında ciddi soruları gündeme getirdi.
Tesla'nın sürücü destek sistemlerinin pazarlamasındaki şeffaflık eksikliği, düzenleyici kurumların teknoloji şirketlerinin iddialarını daha yakından incelemesine yol açıyor ve tüketicilerin beklentilerini şekillendiriyor.