NASA'nın Juno görevi, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in daha önce inanıldığından biraz daha küçük ve "daha basık" olduğunu ortaya koydu. Görev bilim insanları, Jüpiter'in 13 yakın uçuşundan elde edilen radyo okültasyon verilerini titizlikle analiz ederek ve bölgesel rüzgarların etkilerini de hesaba katarak bu sonuca ulaştı. Yeni bulgulara göre Jüpiter, ekvatorda yaklaşık 8 kilometre daha dar ve kutuplarda 24 kilometre daha düz. Bu, gezegenin fiziksel boyutlarına dair önceki tahminlerin, 1970'lerde Pioneer ve Voyager görevleri tarafından yapılan altı radyo okültasyon deneyine dayandığı göz önüne alındığında, gezegen bilimi için önemli bir güncelleme niteliğinde. Radyo okültasyon tekniği, Jüpiter'in yoğun ve opak bulutlarının iç yapısını anlamak için kritik bir araç olarak kullanılıyor. Juno, bu deney sırasında radyo sinyallerini Dünya'daki NASA Deep Space Network'e geri gönderiyor. Sinyaller, Jüpiter atmosferinin iyonosfer adı verilen yüklü üst katmanından geçerken bükülüyor ve gecikiyor. Bilim insanları, bu bükülmenin neden olduğu frekans değişimini hassasiyetle ölçerek Jüpiter atmosferinin farklı derinliklerindeki sıcaklık, basınç ve elektron yoğunluğunu hesaplayabiliyor. Bu detaylı analizler sayesinde, gezegenin iç yapısı ve dinamikleri hakkında çok daha kesin ve güncel bilgiler elde edilmiş oldu. Sonuçlar, 2 Şubat 2026 tarihli Nature Astronomy dergisinde yayımlandı.
Jüpiter'in boyut ve şeklindeki bu yeni tanımlama, diğer yıldız sistemlerindeki dev ötegezegenleri modellemek için kritik bir kalibrasyon standardı sunarak astronomların uzak gezegenlerden gelen verileri daha doğru yorumlamasına olanak tanıyor.