Ana Sayfa

Metin Hükümrandır: Okuma Alışkanlıkları Gerçekten Ölüyor mu?

1 dk okuma

Çevrimiçi dünyada yaygın bir teoriye göre, dijital teknolojilerin yükselişiyle birlikte okuma alışkanlıkları ve dolayısıyla medeniyetimiz sona ermek üzeredir. Bu görüşe göre, aşırı bağımlılık yapan dijital araçlar dikkat sürelerimizi parçalamış, metin okuma zevkimizi yok etmiş ve bizi karmaşık, rasyonel düşünme kapasitemizi yitirmiş, post-okuryazar bir topluma doğru sürüklemektedir. Yazar, bu gerileme anlatılarına şüpheyle yaklaşıyor ve zihnin bu tür hikayelere inanmaya meyilli olduğunu belirtiyor.

Makale, okumanın sonuyla ilgili iddiaların genellikle bazı önemli verileri göz ardı ettiğini vurguluyor. Örneğin, kitap satışları 2025'te 2019'dan daha yüksek seyretmiş ve bağımsız kitapçılar kapanmak yerine sayılarında artış yaşamıştır. Gallup anketleri, bazı "mega-okuyucuların" (yılda 11+ kitap) "orta düzey okuyuculara" (yılda 1-5 kitap) dönüştüğünü gösterse de, son otuz yılda başka büyük bir trend tespit etmemiştir. Ulusal Sanat Vakfı ve Amerikan Zaman Kullanım Anketi verileri de son on yılda okuma süresinde hafif düşüşler olduğunu ortaya koymaktadır.

Yazar, bu düşüşlerin varlığını kabul etmekle birlikte, bunların "kıyamet senaryosu" olarak nitelendirilecek kadar büyük olmadığını savunuyor. Özellikle 2003-2011 arasındaki düşüşün, 2011-2023 arasındaki düşüşten iki kat daha fazla olduğunu belirtiyor. Bu durum, büyük "internet etkisi" ve daha küçük "akıllı telefon etkisi" olarak yorumlanıyor. Makale, okumanın ölümü tezinin geçerliliğinin, bu etkilerin "büyük" mü yoksa "küçük" mü algılandığına bağlı olduğunu belirterek, okuyucuları verileri eleştirel bir gözle değerlendirmeye davet ediyor.

İçgörü

Dijitalleşmenin okuma alışkanlıkları üzerindeki etkisi, yaygın inanışın aksine, verilerle desteklendiğinde daha nüanslı ve abartısız bir tablo çizmektedir.

Kaynak