Ritüeller, dünya genelinde farklı kültürlerde uygulanan ve hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiş davranışlardır. Antropolog Bronislaw Malinowski'nin 20. yüzyılın başlarında Papua Yeni Gine'deki Trobriand Adaları'nda yaptığı gözlemler, balıkçıların açık denize çıkmadan önce kano boyama, büyülü sözler söyleme gibi detaylı hazırlıklar yaptığını ortaya koymuştur. Ancak aynı balıkçılar, sakin lagünlerde avlanırken bu ritüelleri kullanmamıştır. Malinowski, bu "sihirli" ritüellerin, Pasifik Okyanusu'nun öngörülemez gücüyle başa çıkmak için bir yanıt olduğu sonucuna varmıştır. Benzer şekilde, dünyanın diğer bölgelerindeki derin deniz balıkçıları da mesleklerinin belirsizlikleri ve tehlikeleriyle başa çıkmak için batıl inançlara ve ritüellere yönelmektedir.
Ritüellerin varlığı, 20. yüzyıldan çok daha öncesine dayanmaktadır. Güney Afrika'daki Botswana'da bulunan 70.000 yıllık bir piton oyması, insanlığın en eski ritüel pratiklerinden biri olarak kabul edilir. Mağarada bulunan binlerce taş mızrak ucunun, pitona yapılan ritüel kurbanların bir parçası olarak yakıldığı düşünülmektedir. Peki, ritüeller neden bu kadar uzun süredir kullanılmaktadır? Psikologlar, ritüeli "doğrudan araçsal bir amacı olmayan, genellikle biçimsellik ve tekrarla karakterize edilen, önceden tanımlanmış sembolik eylemler dizisi" olarak tanımlar.
Araştırmalar, ritüellerin üç temel unsurunu belirler: sabit bir ardışıklıkta ve tekrarlayan davranışlar, sembolik anlam taşıyan eylemler ve genellikle belirgin bir faydalı amacının olmaması. Günlük hayatımızda şaşırtıcı derecede sık rastladığımız ritüellerin, değerlerimizle bağlantılı olarak oluştuğuna inanılır; örneğin Hristiyanlar bebeklerini ruhsal yeniden doğuşun sembolü olarak vaftiz eder. Ancak ritüeller, değerlerimizi yaşatmanın ötesine geçerek kaygıyı azaltma işlevi de görür. Bilim insanlarına göre, ritüelistik pratikler belirsiz bir geleceğe bir dereceye kadar öngörülebilirlik getirerek beynimizi sabitlik ve öngörülebilirlik konusunda ikna eder, böylece "belirsizliğe ve kaygıya karşı bir tampon" görevi görürler.
Ritüeller, insanlığın kadim zamanlardan beri belirsizlikle ve kaygıyla başa çıkmak için kullandığı güçlü psikolojik mekanizmalardır.