Ana Sayfa

Çocukluk: Sübjektif Hayatımızın Yarısı ve Zaman Algımız

1 dk okuma

Zamanı hayatımız boyunca farklı şekillerde algılarız; çocuklukta bir öğleden sonrası sonsuzluk gibi gelirken, orta yaşlarda yıllar hızla akıp gider. Makale, zaman deneyimimizin, belirli bir aralığın hayatımızın ne kadarını oluşturduğuna bağlı olduğunu öne süren bir model sunuyor. Bu modele göre, zamanı doğrusal değil, logaritmik olarak deneyimleriz. Doğrusal zamanın aksine, logaritmik zaman ölçeğinde 5 ile 80 yaşın orta noktası 20'dir. Bu da çocukluğun sübjektif hayatımızın yarısını oluşturduğu, yetişkinliğin ise diğer yarısı olduğu anlamına gelir. Çocukluk anılarının yoğunluğu ve canlılığı, hayatın geri kalanında nadiren yakalanabilen bir niteliğe sahiptir.

Bu bakış açısı, yaşamımızı nasıl değiştirmemiz gerektiği konusunda önemli çıkarımlar sunar. En doğrudan çıkarım, çocukların zamanını boşa harcamamamız gerektiğidir; eğitim, gelecekteki başarılar üzerindeki etkisinden ziyade, çocukluğun başlı başına hayatın çok önemli bir parçası olmasından dolayı ödüllendirici olmalıdır. Yetişkinler için ise, yeni deneyimler ("ilkler") arayarak zaman algısını yavaşlatmak bir yol olabilir. Hayatımızda daha az "ilk" ve daha fazla rutin olduğunda zaman hızlanıyorsa, yeni şeyler öğrenmek, seyahat etmek veya hobiler edinmek gibi yollarla "ilkler" ekleyerek zamanı uzatabiliriz.

Ancak kişisel "ilkler" sınırlıdır ve sadece bunları kovalamak hayal kırıklığına yol açabilir. Geri dönemesek de, çocukluktaki heyecana yaklaşmanın en kolay yolu başkalarının "ilklerine" yatırım yapmaktır: çocuk sahibi olmak. Bu, kendi hayatımızdan hatırlamadığımız (gülümsemeler, ilk adımlar) ve hatırladığımız birçok "ilki" yeniden deneyimlememizi sağlar. Her hafta anlamla dolar ve unutma endişesi, olayları onların kimlik mitolojisinin bir parçası olarak kaydetme sorumluluğuna dönüşür.

İçgörü

Zaman algımızın yaşa göre değiştiğini ve çocukluğun sübjektif hayatımızın yarısını oluşturduğunu anlamak, hem çocuk yetiştirme yaklaşımlarımızı hem de yetişkin olarak yaşam deneyimlerimizi şekillendirebilir.

Kaynak