Dünya genelinde her üç kişiden birini etkileyen omuz ağrısı, en yaygın kas-iskelet sistemi şikayetlerinden biridir. Ancak yeni bir araştırma, tıbbi görüntülemenin bu ağrıların gerçek nedenini her zaman ortaya koyamayabileceğini, hatta durumu karmaşıklaştırabileceğini gösteriyor. JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, 40 yaş üstü yetişkinlerin %99'unda manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile yapılan omuz incelemelerinde en az bir rotator manşet anormalliği saptandı. Rotator manşet, üst kol kemiğini omuz yuvasında tutan kas ve tendon grubudur ve genellikle omuz ağrısı ve diğer semptomlardan sorumlu tutulur. Ancak çalışmadaki katılımcıların büyük çoğunluğunun (%82) herhangi bir omuz şikayeti bulunmuyordu.
Bu bulgu, omuz ağrısını teşhis etmek için MR kullanımının artan yaygınlığını ve buna bağlı olarak rotator manşet anormalliklerinin (kısmi veya tam yırtıklar, tendinopati gibi) aşırı tedavisini sorgulatıyor. Araştırmacılar, bazı rotator manşet yırtıklarının omuz semptomlarına katkıda bulunabileceği olasılığını göz ardı etmeseler de, mevcut durumda klinik olarak anlamlı MR anormalliklerini tesadüfi bulgulardan ayırt edemediklerini belirtiyorlar. Finlandiyalı araştırmacılar tarafından yürütülen bu çalışma, 41 ila 76 yaş arasındaki 602 katılımcının her iki omzunun MR görüntülerini ve omuz ağrısı hakkındaki yanıtlarını içeriyordu.
MR görüntülemeleri, katılımcıların %99'unda en az bir rotator manşet anormalliği olduğunu gösterdi. En yaygın anormallik kısmi kalınlıkta yırtıklar (%62) olurken, bunu tendinopati (%25) ve tam kalınlıkta yırtıklar (%11) izledi. Anormalliklerin yaygınlığı cinsiyetler arasında benzerdi, ancak yaşla birlikte belirgin bir artış gösterdi; 45 yaş altı katılımcılarda tam kalınlıkta yırtık görülmezken, 70-76 yaş grubunda en yüksek orana ulaşıldı. Bu sonuçlar, omuz ağrısı teşhis ve tedavi yaklaşımlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Omuz ağrısı şikayeti olmayan yetişkinlerde bile MR görüntülerinde yüksek oranda anormallik bulunması, tıbbi görüntüleme sonuçlarının yorumlanmasında ve gereksiz tedavilerin önlenmesinde dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor.