Ana Sayfa

Yüz Yıllık Dedikodu Yasağı: Bruderhof Topluluğunun İlk Kuralı

1 dk okuma

Bruderhof topluluğunun en eski yazılı kuralı olan Eberhard Arnold'ın "Sannerz'in İlk Yasası", Ağustos 1925'te kaleme alınmıştır ve üyeler tarafından bir asırdır uygulanmaktadır. Bu kuralın temelinde sevgi ve başkalarına karşı duyulan neşe yatar. Topluluk üyeleri arasında irritasyon veya rahatsızlık ifade eden sözlerin kabul edilemez olduğunu belirtir. Özellikle, kardeşler veya onların karakter özellikleri hakkında, açıkça veya ima yoluyla, kesinlikle arkalarından konuşulmasına izin verilmez. Bu yasak, kişinin kendi ailesi içindeki dedikoduyu da kapsar. Yasanın yazarları, bu kural olmadan sadakat ve dolayısıyla topluluğun varlığının mümkün olmadığını vurgular.

Kurala göre, birinin zayıflığı nedeniyle birine karşı olumsuz bir duygu oluştuğunda, tek çözüm doğrudan o kişiyle konuşmaktır. Bu, bir "sevgi hizmeti" olarak görülür ve dostluğu derinleştirir. Eğer iki kişi bu şekilde bir uzlaşmaya varamazsa, her iki tarafın da güvendiği üçüncü bir kişinin arabuluculuğu devreye girer. Bu süreç, en yüksek ve en derin seviyelerde karşılıklı anlayışa yol açmayı hedefler. Arnold, bu kuralı yazarken İncil'deki Matta bölümünden ilham almıştır; burada İsa, anlaşmazlıkların "sadece ikiniz arasında" çözülmesini ve affetmenin önemini vurgular.

Bu "İlk Yasa", Bruderhof topluluğunun yüz yıl boyunca karşılaştığı birçok krize rağmen ayakta kalmasını sağlayan temel bir direk olmuştur. Dedikoduyu yasaklayarak ve doğrudan, sevgi dolu iletişimi teşvik ederek, topluluk üyeleri arasında güveni ve sadakati pekiştirmiştir. Bu yaklaşım, sadece bireysel ilişkileri değil, aynı zamanda topluluğun genel uyumunu ve dayanıklılığını da güçlendirmiştir. Yasanın, üyelerin çalışma yerlerine asılması ve sürekli göz önünde bulundurulması gerektiği de belirtilmiştir, bu da onun günlük yaşamdaki önemini gösterir.

İçgörü

Bu kural, bir topluluğun iç çatışmaları yönetme ve üyeler arasında güveni sürdürme yeteneğinin, uzun vadeli varlığı için ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.

Kaynak