Yıldızlararası nesneler, diğer yıldızların etrafında oluşan buzlu gezegenimsilerin doğrudan gözlemlenebilir tek örneklerini sunar ve bu sayede ötegezegen oluşumu sırasındaki fiziksel ve kimyasal koşulların çeşitliliğine dair değerli bilgiler sağlayabilir. Yeni bir araştırma, yıldızlararası kuyrukluyıldız 3I/ATLAS'ın izotopik ölçümlerini rapor ederek, Güneş Sistemi'ndeki hiçbir cisimle benzerlik göstermeyen bir element bileşimine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu keşif, evrenin erken dönemlerindeki gezegen oluşum süreçlerine ışık tutuyor.
3I/ATLAS'taki su, bilinen kuyrukluyıldızlardakinden bir büyüklük mertebesinden daha yüksek bir seviyede, D/H = (0.95 +- 0.06)% oranında döteryum ile zenginleşmiş durumda. Ayrıca, CO2 için 12C/13C oranları (141-191) ve CO için (123-172) aralığı, Güneş Sistemi'nde, yakın yıldızlararası bulutlarda ve ön gezegen disklerinde bulunan tipik değerleri aşıyor. Bu aşırı izotopik imzalar, 3I/ATLAS'ın yaklaşık 30 K'den düşük sıcaklıklarda, nispeten metal fakiri bir ortamda oluştuğunu gösteriyor.
Gökada'nın kimyasal evrim modelleriyle yorumlandığında, karbon izotopik bileşimi, 3I/ATLAS'ın yaklaşık 10-12 milyar yıl önce, yoğun bir yıldız oluşumu döneminin ardından biriktiğini ima ediyor. Bu da 3I/ATLAS'ın, antik bir gezegen sisteminin korunmuş bir parçası olduğunu ve genç Samanyolu'nda aktif buz kimyası ile uçucu madde açısından zengin gezegenimsilerin oluşumuna dair doğrudan kanıt sunduğunu gösteriyor. Bu bulgular, evrenin ilk zamanlarındaki gezegen oluşum dinamiklerini anlamamız için kritik veriler sağlıyor.
Yıldızlararası kuyrukluyıldız 3I/ATLAS'ın benzersiz izotopik bileşimi, evrenin erken dönemlerinde, yaklaşık 10-12 milyar yıl önce oluşmuş antik bir gezegen sisteminin korunmuş bir parçası olduğunu gösteriyor.