Ana Sayfa

Yeşil Aklama Şirketlere "Sahte İstikrar" Sağlıyor

1 dk okuma

Murdoch Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırmaya göre, yatırımcılara daha cazip görünmek için "yeşil aklama" (greenwashing) yapan şirketler, uzun vadede kalıcı finansal istikrara ulaşamıyor. "False Stability? How Greenwashing Shapes Firm Risk in the Short and Long Run" başlıklı çalışma, şirketlerin çevresel performans iddiaları ile gerçek performansları arasındaki farkı ifade eden yeşil aklamanın, kısa vadede firmaların piyasadaki riskini azaltarak istikrarını artırdığını ortaya koyuyor. Yatırımcılar güçlü ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) sinyallerini bir güvenlik işareti olarak yorumladıkları için, yeşil aklama yapan şirketler başlangıçta daha az riskli görünüyor.

Ancak bu fayda zamanla ortadan kalkıyor. ESG iddiaları ile gerçek karbon emisyonları arasındaki tutarsızlıklar netleştikçe, piyasa önceki iyimserliğini düzeltiyor ve yeşil aklamanın istikrarlı etkisi zayıflıyor. Araştırma, 2014-2023 yılları arasında Avustralyalı şirketleri inceleyerek, yeşil aklamanın finansal risk ve istikrarı nasıl etkilediğini analiz etti. Çalışma, şirketlerin sürdürülebilirlik iddialarını şişirip şişirmediğini ölçmek için ESG puanlarını karbon emisyonlarıyla doğrudan karşılaştıran kapsamlı bir nicel çerçeve geliştirdi.

Çalışma ayrıca, 2014-2022 yılları arasında Avustralyalı firmalar için yeşil aklamanın kalıcı bir eğilim olduğunu, ancak 2023'te belirgin bir düşüş yaşandığını belirtiyor. Bu düşüşün, ASIC (Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırım Komisyonu) yaptırımlarının güçlenmesi, 2025'ten itibaren zorunlu iklim riski açıklamaları politikası ve yatırımcıların artan denetimi gibi faktörlerden kaynaklandığı düşünülüyor. Bu durum, düzenleyici baskının şişirilmiş ESG raporlamasını dizginlemeye başladığını gösteriyor.

İçgörü

Şirketlerin sürdürülebilirlik iddialarının gerçek performansla örtüşmemesi, kısa vadeli faydalar sağlasa da uzun vadede finansal riskleri artırıyor ve düzenleyici baskılarla azalma eğilimi gösteriyor.

Kaynak