Yeni bir rapora göre, ABD'nin en büyük şirketlerinden bazılarında çalışan birçok kişi, düşük ücretler nedeniyle sağlık hizmeti ve gıda yardımı gibi kamu desteklerine bağımlı hale geliyor. Institute of Policy Studies tarafından yayımlanan rapor, S&P 500 listesindeki, ağırlıklı olarak ABD merkezli işgücüne sahip ve en düşük ortalama ücretleri ödeyen 20 şirkete odaklanıyor. Bu "Düşük Ücretli 20" olarak adlandırılan şirketler toplu olarak ABD'de 6,7 milyon kişiyi istihdam ediyor. Şirketlerin %75'inde ödenen ortalama maaş, çoğu eyalette üç kişilik bir ailenin Medicaid'e hak kazanması için gereken gelir sınırının altında kalıyor. Hatta 13 şirkette bu ortalama maaş, üç kişilik bir aile için Supplemental Nutrition Assistant Program (SNAP) gelir eşiğinin de altındaydı.
Raporda belirtildiği üzere, 2024 yılında Nevada'da Walmart çalışanlarının neredeyse dörtte biri (%29,3) ve Amazon çalışanlarının yarısı (%48,4) Medicaid kullanıcısıydı. Colorado, Massachusetts, Illinois ve Michigan gibi SNAP verilerini açıklayan eyaletlerde ise on binlerce Walmart ve Amazon çalışanı SNAP programına kayıtlıydı. Şirketler, 2024'te toplam 32,5 milyar dolar değerinde hisse geri alımı yaparken, bu paranın çalışan ücretlerini artırmak için kullanılması halinde milyonlarca çalışanın maaşının önemli ölçüde yükselebileceği vurgulandı. Ancak, enflasyona göre ayarlandığında, "Düşük Ücretli 20" şirketindeki ortalama maaş 2019'dan 2024'e %4,6 düşüşle 30.474 dolardan 29.087 dolara geriledi.
CEO'ların maaşları ise bu dönemde artmaya devam etti. 2024'te bu 20 şirketteki ortalama CEO maaşı 18,9 milyon dolara ulaşırken, ortalama CEO-çalışan maaş oranı 899'a 1 olarak kaydedildi. Örneğin, Starbucks CEO'sunun 95,8 milyon dolarlık tazminatına karşılık, ortalama çalışan maaşı 14.674 dolardı. Raporun yazarı Sarah Anderson, şirketlerin çalışanlarının temel yaşam maliyetlerini vergi mükelleflerine yüklemesini "kurumsal refah" olarak nitelendirerek, bu durumun toplumsal maliyetine dikkat çekti.
ABD'deki büyük şirketlerin düşük ücret politikaları, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için kamu yardımlarına bağımlı hale gelmesine neden olarak vergi mükelleflerine ek yük getiriyor ve gelir eşitsizliğini derinleştiriyor.