Yazılım mimarisi mülakatlarında sıkça karşılaşılan bir hata, sistemlere gereksiz karmaşıklık katmaktır. Bir sorunla karşılaşıldığında, mimarların sezgisel olarak "bir bileşen daha ekleyeyim" düşüncesine kapılması yaygındır. Yazar, ekstra hesaplama bileşenleri eklemenin (örneğin, gereksiz bir microservice) tehlikeli olsa da en kötü senaryo olmadığını belirtiyor. Asıl "kardinal günah", veriyi birden fazla yerde tutmaktır. Bu durum, yazılım mimarlarını çıkmaza sokan ve geri dönüşü olmayan hatalara yol açan, uzayda ve zamanda gereksiz yere durumun dağıtılması, çoğaltılması veya yeniden yapılandırılmasıyla ortaya çıkan kazara karmaşıklıktır.
Makale, kodun bir varlık değil, bir yükümlülük olduğunu vurgular; daha fazla kod, daha fazla hata ve daha yavaş özellik geliştirme anlamına gelir. Buna karşılık, gerçek varlığın veri olduğunu savunur. Müşteri bilgileri, ürün detayları gibi veriler, bir kurumun en değerli hazinesidir. Kod silinebilir, yeniden düzenlenebilir veya değiştirilebilirken, veri silinemez veya çoğu zaman yeniden yapılandırılamaz. Eksik veya yanlış veri, sistemde kalıcı boşluklar yaratır. Eski kod can sıkıcı ve maliyetli olsa da, eski veriler felaketle sonuçlanabilir.
Bu nedenle, verilerin korunması ve bakımı hayati önem taşır. Gerçek dünyada önemli belgeleri güvence altına almak, doğru kategorize etmek ve kayba karşı yedeklemek ne kadar önemliyse, yazılım dünyasında da veriyi güvenli bir yere koymak, etkili bir şekilde organize etmek ve düzenli olarak yedeklemek o kadar kritik. Veriyi tek bir yerde, doğru bir şekilde normalleştirilmiş olarak tutmak, yazılım mimarisinin temel prensiplerinden biridir ve uzun vadeli başarı için vazgeçilmezdir.
Yazılım mimarisinde veriyi birden fazla yerde tutmanın, kod karmaşıklığından çok daha büyük ve geri dönülemez sorunlara yol açan en kritik hata olduğu vurgulanmaktadır.