Son bir yılda, dünya genelinde sahipleri tarafından terk edilen petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerin sayısında büyük bir artış yaşanıyor. Bu durum, gemi mürettebatını aylarca maaşsız, yiyeceksiz ve temel ihtiyaçlardan yoksun bırakarak ciddi insani krizlere yol açıyor. Örneğin, Çin karasuları dışında terk edilmiş bir petrol tankerinde mahsur kalan Ivan isimli bir Rus subay, mürettebatın açlık ve öfke içinde hayatta kalmaya çalıştığını belirtiyor. Gemide 750.000 varil Rus ham petrolü bulunmasına rağmen, mürettebatın durumu oldukça kötü. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) gibi kuruluşlar devreye girerek maaşların ödenmesini ve temel ihtiyaçların karşılanmasını sağlamaya çalışsa da, birçok denizci hala gemilerde mahsur kalmış durumda.
ITF verilerine göre, 2016'da dünya genelinde 20 gemi terk edilmişken, 2025'te bu sayı 410'a, mağdur denizci sayısı ise 6.223'e yükseldi. Bu artışın ardında yatan temel nedenlerden biri jeopolitik istikrarsızlık. Küresel çatışmalar ve Covid pandemisi, tedarik zinciri kesintilerine ve navlun maliyetlerinde büyük dalgalanmalara yol açarak bazı operatörlerin ayakta kalmakta zorlanmasına neden oluyor. Ancak ITF, geçen yılki büyük artışa "gölge filoların" yaygınlaşmasının da katkıda bulunduğunu belirtiyor. Bu filolar genellikle eski, sahipliği belirsiz, denize elverişsiz, sigortasız ve tehlikeli gemilerden oluşuyor. Genellikle düşük denetimli ülkelerde tescilli (flags of convenience - FOCs) olarak seyrediyorlar.
Gölge filoların temel amacı, Batı yaptırımlarını ihlal ederek Rusya, İran ve Venezuela gibi ülkelerin ham petrol ihraç etmesine yardımcı olmak. Örneğin, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından uygulanan yaptırımlar, Rus petrolünün fiyatını sınırlamıştı. Ancak Rusya, Çin ve Hindistan gibi daha yüksek fiyat ödemeye istekli alıcılar buldu ve bu ticarette gölge filolar önemli rol oynuyor. Bu durum, hem uluslararası denizcilik güvenliğini hem de denizcilerin haklarını ciddi şekilde tehdit eden, küresel çapta büyüyen bir sorun teşkil ediyor.
Petrol tankerlerinin terk edilmesi ve "gölge filoların" yükselişi, jeopolitik gerilimler ve yaptırımların denizcilik endüstrisi üzerindeki yıkıcı insani ve çevresel etkilerini gözler önüne seriyor.