Stokastik terörizm, akademik çalışmalarda ve terörle mücadelede kullanılan analitik bir kavramdır. Bu kavram, düşmanca ve kışkırtıcı kamusal söylemin iletişim platformlarında tekrarlanarak ve güçlendirilerek, belirli bir ideolojiye dayalı şiddet eylemlerinin istatistiksel riskini artırmasını tanımlar. Bu tür eylemler, doğrudan bir koordinasyon veya açık bir emir olmaksızın, bilinmeyen kişiler tarafından gerçekleştirilir. Kavramın özü, kitle iletişim araçları aracılığıyla yayılan nefret söyleminin, bireysel olarak öngörülemeyen ancak istatistiksel olarak tahmin edilebilir şiddet eylemlerine yol açabilmesidir.
Terim ilk olarak 2000'li yılların başında, terör saldırısı riskini nicel olarak belirlemeye yönelik olasılıksal bir yaklaşım olarak ortaya çıktı. 2010'lu yıllarda ise, kitle iletişimine odaklanan ikinci bir kullanım alanı gelişti ve popülerleşti. Özellikle 2011'deki bir blog yazısı, "stokastik teröristi" geniş kitlelere ulaşarak yalnız aktörlü şiddeti kışkırtan bir konuşmacı olarak tanımladı. Güncel yaklaşımlar genellikle, açık direktifler olmasa bile harekete geçebilecek olan "kaynak", "yükseltici" ve "alıcı" döngüsünü modeller. Çoğu hukuk sisteminde açıkça tanımlanmamış olsa da, Amerika Birleşik Devletleri'nde ilgili davranışlar mevcut hukuk doktrinleri kapsamında değerlendirilmektedir.
2020'den sonra kriminoloji, güvenlik çalışmaları, medya analizi ve popüler medyada terimin kullanımı belirgin şekilde arttı. Akademisyenler, terimin kapsamı, kanıt eşikleri ve hassas anlamını kaybetmeden nasıl uygulanabileceği konusunda tartışmaya devam etmektedir. Bu kavram, modern iletişim çağında söylemin potansiyel tehlikelerini anlamak açısından kritik bir öneme sahiptir.
Kitle iletişim araçları üzerinden yayılan kışkırtıcı söylemlerin, doğrudan talimat olmaksızın bireysel şiddet eylemlerini tetikleme potansiyelini açıklamaktadır.