Makale, çevremizin ve özellikle dijital platformların, tüketimi en üst düzeye çıkarmak üzere nasıl tasarlandığını "slop" kavramı üzerinden inceliyor. TikTok gibi sosyal medya platformlarının "Sizin İçin" sayfaları (For You Pages), kullanıcıları sonsuz bir içerik döngüsünde tutarak zaman algısını ortadan kaldırıyor. Bu durum, yapay zeka tarafından üretilen düşük kaliteli içeriklerin, yani "AI slop"un hızla yayılmasına yol açıyor. Talep arzı aştığında, şirketlerin boşluğu düşük kaliteli "doldurma" ürünlerle kapatması gibi, dijital dünyada da platformlar, kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre etkileşimde tutmak için "dopamin slot makinesi" görevi görüyor. Bu strateji, "sitede geçirilen ortalama süre" gibi metrikleri artırırken, içerik üretimindeki "90-9-1 kuralı"nı, yani kullanıcıların sadece çok küçük bir kısmının içerik ürettiği gerçeğini göz ardı ediyor. Sonsuz içerik yanılsaması, bu eşitsizliği daha da derinleştiriyor. Yazar, geçmişte içerik keşfetmenin bir "avlanma" süreci olduğunu, kullanıcıların bağlantılara tıklayarak veya farklı siteleri ziyaret ederek meraklarını giderdiğini belirtiyor. Ancak günümüz algoritmaları, bu çaba gerektiren süreci ortadan kaldırarak merakımızı "düzleştiriyor". Davranış bilimindeki "çaba sezgiselliği" (effort heuristic) kavramına göre, bir bilgiye ulaşmak için ne kadar çaba harcarsak, ona o kadar değer veririz. Kolayca elde edilen bilgi ise genellikle tek kullanımlık olarak görülüyor, bu da hayranlık, yatırım veya beklenmedik bir keyif alma duygusunu ortadan kaldırıyor, sadece tüketimi teşvik ediyor. Bu bilinçsiz ve pasif tüketim biçimi, sadece bireylerin merak duygusuna zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda içerik üreticilerinin yaratıcılığını da değersizleştiriyor. Yaratıcılığın ölçeklenemez doğasına vurgu yaparak, platformların niceliğe odaklanmasının niteliği düşürdüğünü öne sürüyor.
Dijital platformların tüketimi maksimize etme odaklı tasarımı, düşük kaliteli içeriklerin yayılmasına, kullanıcı merakının körelmesine ve yaratıcılığın değersizleşmesine neden oluyor.