Yazar, 90'ların sonları ve 2000'lerin başlarındaki "Ne Görüyorsan Onu Alırsın" (WYSIWYG) dönemiyle ilgili kişisel anılarıyla makalesine başlıyor. O dönemde Frontpage ve Macromedia Flash gibi araçlar sayesinde, kodlama bilgisi olmayan sıradan kullanıcılar bile kendi web sitelerini kolayca oluşturabiliyordu. Bu durum, internette erişilebilir yaratıcılığın patlamasına yol açmış, kişisel ana sayfaların, tuhaf tasarımların ve deneysel içeriklerin yaygınlaştığı "garip" ve katılımcı bir web ortamı yaratmıştı. Herkesin kendi ifadesini özgürce sergileyebildiği, "view source" ile başkalarından öğrenip kendi sitelerini geliştirebildiği bu dönem, teknolojinin sanatla kesiştiği noktada insan yaratıcılığına dair büyük bir iyimserlik barındırıyordu.
Ancak 2010'lu yıllarla birlikte, algoritmik akışların ve daha karmaşık web geliştirme yaklaşımlarının yükselişiyle bu erişilebilir yaratıcılık ve kişisel ifade ruhu yavaş yavaş kayboldu. Web siteleri daha kurumsal, daha optimize ve daha az "garip" hale geldi. Kullanıcıların kendi dijital alanlarını özgürce şekillendirme yeteneği azaldı, bu da internetin daha homojen ve merkezi bir yapıya bürünmesine neden oldu. MySpace gibi platformlar bu kişiselleştirme enerjisinin son kalesi olsa da, genel eğilim basitlik ve standartlaşma yönündeydi.
Yazar, günümüzde Claude Code gibi yapay zeka araçlarının ortaya çıkışıyla bu durumun yeniden değişmekte olduğunu belirtiyor. Bu yeni araçlar, "Ne Söylüyorsan Onu Alırsın" (WYSYWYG) prensibiyle çalışarak, kullanıcıların sadece kelimelerle bir web sitesini tanımlamasını ve anında hayata geçirmesini sağlıyor. Bu, kod yazma bariyerini ortadan kaldırarak, 90'ların WYSIWYG ruhunu modern bir yorumla geri getiriyor. Makale, bu gelişmenin internette yeniden kişisel ifadeyi, deneyi ve "garip" olanı teşvik edeceğini, böylece web'in daha katılımcı ve yaratıcı bir platform haline geleceğini umut ediyor.
Yeni nesil yapay zeka araçları, web sitesi oluşturma sürecini demokratikleştirerek, 90'ların WYSIWYG ruhunu "Ne Söylüyorsan Onu Alırsın" prensibiyle yeniden canlandırıyor ve internette kişisel yaratıcılığın önündeki engelleri kaldırıyor.