Yazar, kişisel yaşamındaki görevlerin iş projeleri kadar karmaşık olduğunu fark ederek, iş için kullandığı görev takip sistemini özel hayatına da entegre etme arayışına giriyor. Bu doğrultuda, tekrarlayan görevleri hatırlama, görevlerle bağlantılı notlar tutma ve karmaşık projeler için yapı kullanma gibi hedefler belirliyor. PARA metodunu keşfettiğinde, projeler ve alanlar arasındaki ayrımın önemini kavrıyor ancak metodun görev yürütme katmanından yoksun olduğunu fark ediyor. Bu eksikliği gidermek amacıyla PARA'ya bazı eklemeler yapıyor.
Bu eklemeler arasında, projelere ve alanlara bağlı bir Görevler veritabanı, belirli periyotlarda otomatik olarak ortaya çıkan tekrarlayan görevler (ancak ölçülü kullanılmış), hızlı görev yakalama noktası olarak bir Gelen Kutusu durumu ve görevlerin yalnızca ilgili hale geldiğinde görünmesini sağlayan zaman gecikmeli aktivasyon bulunuyor. Yazar, Notion'ın ilişkisel veritabanı yapısının, bu eklemeleri PARA ile sorunsuz bir şekilde birleştirmeyi ve her şeyi bağlantılı tutmayı mümkün kıldığını belirtiyor.
Dört yıllık kullanım süresince sistemde önemli değişiklikler yaşanmış. Aşırı otomasyon (yapay zeka ile görev oluşturma), gereksiz tekrarlayan görevler (tıraş olmak gibi günlük işler) ve karmaşık görev yapıları gibi yaklaşımlar terk edilmiş. Bunun yerine, Alan/Proje ayrımı, eyleme dönük görev ifadeleri ("Doktordan randevu al" gibi somut adımlar) ve Gelen Kutusu'nun bir giriş noktası olarak kullanılması gibi temel prensipler korunmuş. Yazar, sistemin kendisine hizmet etmesi gerektiğini ve ara vermenin sağlıklı olduğunu da bu süreçte öğrendiğini vurguluyor.
Kişisel verimlilik sistemlerinin uzun vadeli başarısı için basitlik, esneklik ve gerçekçi beklentilerin kritik olduğunu gösteriyor.