Yazar, 2012 yılında bir staj sırasında Vim ile tanıştığında, deneyimli kullanıcıların kod üzerinde inanılmaz bir hızla hareket etmelerine hayran kalır. Kendini klavye kısayollarında iyi sansa da, Vim'in sunduğu akıcılık karşısında şaşkına döner. Ancak, 13 yıl sonra bile Vim kullanımında hala acemilik çektiğini, sık sık yanlış menüler açtığını veya verimsiz yollar izlediğini fark eder. Bu durum, onu editörde tam bir uzman olma arayışına iter ve bu arayış, Vim'in 376 yapılandırma seçeneğinin tamamını ayarlama gibi iddialı bir hedefe dönüşür.
Yazar, Vim'i %100 "tamamlamak" amacıyla her bir seçeneği anlamak ve bilinçli bir karar vermek için sayısız saat harcar. Bu süreçte Vim'in dokümantasyonunu, kaynak kodunu ve çevrimiçi forumları derinlemesine inceler. Amacı, tüm ayarları bilerek akıcı bir uzman olmaktır. Bu yoğun çalışma sonucunda, Vim'in günlük kullanımı ve iç işleyişi hakkında önemli bilgiler edinir. Özellikle harici komutları kullanarak Vim arabelleklerinden metni dış programlara gönderip almayı öğrenmesi, iş akışını büyük ölçüde geliştirir.
Ancak, Vim'in dokümantasyonunun bazen yetersiz kaldığını ve bazı konuları internet toplulukları sayesinde anladığını belirtir. Tüm bu çabalara ve öğrendiklerine rağmen, yazar hala bazı "aptalca" hatalar yaptığını ve tam anlamıyla ustalaşmaktan uzak olduğunu hisseder. Bu deneyim, bir aracın tüm ayarlarını bilmenin tek başına ustalık anlamına gelmediğini, gerçek ustalığın pratik, deneyim ve derinlemesine anlayışla geliştiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.
Bir aracın tüm ayarlarını bilmek, o araçta ustalaşmak anlamına gelmez; gerçek ustalık pratik, deneyim ve derinlemesine anlayışla gelişir.