Ana Sayfa

Palantir'ın 'ELITE' Uygulaması: ICE'nin Göçmen Avı Aracı

1 dk okuma

Palantir'ın ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) için geliştirdiği "ELITE" adlı uygulama, göçmenlerin hedef alınmasında kritik bir rol oynuyor. 404 Media tarafından elde edilen iç ICE belgeleri ve bir yetkilinin ifadesi, Palantir'ın teknolojik altyapısının ICE'nin sahadaki operasyonlarıyla doğrudan bağlantısını ortaya koyuyor. Uygulama, potansiyel sınır dışı edilme hedeflerini bir harita üzerinde gösteriyor, her kişi için detaylı bir dosya sunuyor ve kişinin mevcut adresi hakkında bir "güven skoru" belirliyor. Bu araç, ICE'nin çok sayıda gözaltına alınabilecek kişinin bulunabileceği mahalleleri tespit etmek için kullanılıyor.

"ELITE", Google Haritalar'a benzer bir arayüze sahip olmakla birlikte, göçmen yoğunluğuna göre "hedefler" açısından bir bölgenin "zenginliğini" gösteriyor. Harita arayüzünde bir kişi seçildiğinde, uygulama o kişiye ait ad, fotoğraf, Yabancı Numarası (ABD hükümetinin her göçmene verdiği benzersiz kod), doğum tarihi ve tam adresi gibi bilgileri içeren bir dosya görüntülüyor. Makale, bu uygulamanın büyük ölçekli ırksal profilleme aracı olduğunu ve Nazi Almanyası'nın bile hayal edemeyeceği bir yetenek sunduğunu vurguluyor.

Makale ayrıca, bu üründe çalışan Palantir mühendislerinin karşılaştığı etik ikilemi de derinlemesine inceliyor. Çalışanların, kira ödemek veya sağlık hizmeti almak için bu işi yapıp yapmadıkları ya da bu gündemi gerçekten destekleyip desteklemedikleri sorgulanıyor. Şirketin sunduğu cazip maaş, hisse senedi paketleri ve çalışma ortamına rağmen, her gün yaptıkları işin, insanları sokaklardan kaçıran ve sivilleri hedef alan silahlı bir gücü desteklediği gerçeğiyle yüzleşmeleri gerektiği belirtiliyor. Bu durum, teknoloji şirketlerinin sosyal sorumlulukları ve etik sınırları üzerine önemli soruları gündeme getiriyor.

İçgörü

Palantir'ın geliştirdiği "ELITE" uygulaması, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tarafından göçmenleri hedef almak ve sınır dışı operasyonlarını planlamak için kullanılmasıyla teknoloji ve insan hakları arasındaki etik sınırları zorluyor.

Kaynak