Donald Trump yönetimi, 75 ülkeden gelen kişilere yönelik göçmen vizesi işlemlerini süresiz olarak askıya aldı. 21 Ocak'ta yürürlüğe giren bu karar, ABD'ye yasal yollardan göçü kısıtlamaya yönelik en kapsamlı adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Yönetim, bu kararı, "kamu yükü" haline gelme potansiyeli taşıyan, yani temel ihtiyaçları için devlet yardımlarına bağımlı olabilecek başvuru sahiplerini hedef alarak gerekçelendirdi. Dışişleri Bakanlığı, bu ülkelerden gelen göçmenlerin "Amerikan halkından kabul edilemez oranlarda refah yardımı aldığını" iddia etti. Askıya alma işleminin, ABD'nin yeni göçmenlerin "Amerikan halkından servet çekmeyeceğinden" emin olana kadar devam edeceği belirtildi.
Bu hamle, Trump yönetiminin göçmenlik konusundaki sert politikalarının bir devamı niteliğinde. Yönetim, Trump'ın yeniden göreve gelmesinden bu yana 100.000'den fazla vizeyi iptal ettiğini ve 605.000'den fazla kişinin sınır dışı edildiğini belirtiyor. Daha önce 39 ülkeye seyahat yasaklarını genişletmiş, sığınma işlemlerini askıya almış ve kısıtlamalara tabi ülkelerin vatandaşları için vatandaşlık ve yeşil kart başvurularını durdurmuştu. Yönetim, özellikle Minnesota'daki dolandırıcılık iddiaları ve federal soruşturmaların ardından Somali kökenli Amerikalılara odaklanmış, hatta Trump'ın Somalililerin ABD'de olmasını istemediğini açıkça ifade ettiği belirtilmişti. Ancak, Cato Enstitüsü tarafından 2025 Şubat'ında yayımlanan bir araştırma, yerli Amerikalıların, kişi başına düşen ortalama refah ve sosyal yardım faydalarını tüm göçmenlerden daha fazla tükettiğini göstererek yönetimin iddialarıyla çelişiyor. Bu durum, kararın ardındaki gerekçelerin tartışmalı olduğunu ortaya koyuyor ve göçmenlik politikalarının insani ve ekonomik boyutlarını bir kez daha gündeme getiriyor.
Bu karar, ABD'nin göçmenlik politikalarında köklü bir değişimi ve küresel çapta milyonlarca insanı etkileyen sert bir duruşu temsil ediyor.