YIMBY Law İcra Direktörü Sonja Trauss, "NIMBY'ler Sadece Konut Gelişimini Durdurmuyor" başlıklı makalesinde, konut karşıtı grupların (NIMBY'ler) sadece yeni konut projelerini engellemekle kalmayıp, aynı zamanda konut savunucularının sesini kısmaya çalıştığını dile getiriyor. Trauss, YIMBY Law olarak Güney Kaliforniya'daki Rancho Palos Verdes şehrinde 647 konutluk bir imar değişikliğinin onaylanmasını sağlayarak önemli bir zafer kazandıklarını belirtiyor. Bu başarı, şehir meclisine eyalet yasaları kapsamındaki yasal yükümlülüklerini hatırlatan mektuplar göndererek ve olası bir dava tehdidiyle gerçekleşti. Bu tür mektupların, şehirleri konut hedeflerini yerine getirmeye zorladığını ve yeni konut projelerinin önünü açtığını vurguluyor.
Ancak, bu durum Güney Kaliforniya'daki NIMBY'ler arasında hoşnutsuzluğa yol açtı. Trauss'un belirttiğine göre, bir NIMBY üyesi, kendisinin avukat olmamasına rağmen "yasal analiz" sunduğu ve lisanssız avukatlık yaptığı iddiasıyla Kaliforniya Eyalet Barosu'na şikayette bulundu. Şikayet mektubunda, YIMBY Law'ın şehirleri yasal işlemle tehdit ettiği ve "yanlış konut yasaları" belirttiği iddia edildi. Özellikle Rancho Palos Verdes şehrine gönderilen mektubun, "Konut Alanı Envanteri"nden belirli yerlerin çıkarılmasıyla ilgili yasal analiz sağladığı öne sürüldü.
Trauss, bu iddiaları "saçma" olarak niteliyor. Kendisini avukat olarak tanıtmadığını ve bu tür mektupların gönderilmesinin, Birinci Değişiklik'in ifade özgürlüğü ve dilekçe hakkı maddeleriyle korunduğunu savunuyor. Makale, NIMBY'lerin sadece konut gelişimini engellemekle kalmayıp, aynı zamanda demokratik süreç içinde seslerini duyurmaya çalışan konut savunucularını susturmaya yönelik daha geniş bir çabanın parçası olduğunu ortaya koyuyor.
Konut kriziyle mücadele eden aktivistlerin, yasal yollarla şehirleri sorumlu tutma çabaları, ifade özgürlüğü ve sivil katılımın sınırlarını zorlayan bir tartışmaya yol açıyor.