Yazar, her yıl yaptığı "Kültürün Durumu" değerlendirmelerine devam ederek 2026 yılı için çarpıcı bir iddiada bulunuyor. Tom Wolfe'un bir zamanlar görsel sanatlar piyasasını 3.000 kişinin kontrol ettiğini söylemesinin şok edici olduğunu belirtirken, günümüzde durumun daha da kötüleştiğini öne sürüyor. Ona göre, tüm kültürü artık sadece elli kişi kontrol ediyor. Bu kişilerin halk tarafından seçilmediği veya bu denli büyük bir sorumluluk için eğitilmediği vurgulanıyor. Bu durum, Dijital Çağ'dan beklenen her şeyin tam tersi bir tablo çiziyor.
İnternetin başlangıçta merkezi kontrolü ortadan kaldıracağı, yaratıcıları sistemden bağımsızlaştıracağı ve herkesin doğrudan bağlantı kurabileceği bir özgürleşme vaat ettiği hatırlatılıyor. Müzisyenlerin dinleyicilerle, yazarların okuyucularla doğrudan buluşacağı, sanatçıların galerilere ihtiyaç duymayacağı ve engellenmiş tüm yaratıcılığın serbest kalacağı bir "yeni Rönesans" beklentisi vardı. Ancak yazar, bu umutların boşa çıktığını ve üç on yıllık tam bağlantılılığın ardından sonuçların tam tersi olduğunu belirtiyor. Kültür sektöründe devasa bir konsolidasyon yaşandığını ve müzik, medya, filmler gibi her yaratıcı ifade biçiminde çok az sayıda insanın sanat ve eğlenceyi izleyiciye ulaştıran kanalları ele geçirdiğini ifade ediyor.
Dijital çağın getirdiği merkeziyetsizleşme vaatlerine rağmen, kültür endüstrisinin beklenenin aksine çok daha az sayıda kişinin kontrolüne geçtiğini ortaya koyuyor.