Java, milyarlarca dolarlık bir ekosisteme sahip olmasına rağmen, geliştirme ortamları (IDE) açısından ciddi bir riskle karşı karşıya. Günümüzde Java geliştirme için başlıca iki canlı seçenek bulunuyor: JetBrains'in IntelliJ IDEA'sı ve Eclipse. NetBeans ise teknik olarak hala varlığını sürdürse de geçmişten kalma bir seçenek olarak görülüyor. Makale, IntelliJ gibi baskın bir IDE'nin kötü niyetli bir şirket tarafından satın alınması durumunda, Java ekosisteminin Borland ve Delphi örneğindeki gibi yavaş bir çürümeye ve fiyat artışlarına maruz kalabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, yıllardır Java üzerinde dolaşan bir kehanet olsa da, şimdiye kadar alınan önlemlerle bir şekilde savuşturulmuştu.
Sorunun temelinde, alternatif IDE'lerin ve dil sunucularının yetersizliği yatıyor. Eclipse, devasa ve karmaşık kod tabanı, OSGi eklentileri ve tuhaf build mantığı nedeniyle durgunluk yaşıyor; öğrenmesi ve kullanması giderek zorlaşıyor. IBM'in maliyet kesintileri ve Avrupa'daki küçük-orta ölçekli şirketlerin düşüşü Eclipse'in gerilemesini hızlandırabilir. NetBeans ise Ant build'ler, Swing arayüzü ve bağımlılıkları doğrudan kopyalayan eski bir kod tabanıyla geçmişe takılıp kalmış durumda. Katılımcı tabanı daha sağlıklı görünse de modernleşme hızına ayak uydurmakta zorlanıyor.
Java Language Server projeleri de yetersiz katkılar alıyor ve kapsamları, özellikle build sistemi entegrasyonu açısından, karmaşık kurumsal düzeydeki projeler için kullanışlı olmaktan çok uzak. Bu zorlukların ana nedeni, Java'nın build sistemlerinin dil tasarımından sonra düşünülmüş olması. Modern dillerin aksine, Java ve ilk build araçları tasarlanırken dil sunucuları diye bir kavram yoktu. Bu durum, özellikle Spring gibi büyük framework'lerin derleme zamanı dışı özellikler gerektirmesiyle birleşince, sağlam IDE desteği olmadan bu ekosistemi kırılgan hale getiriyor.
Java'nın milyarlarca dolarlık ekosistemi, temel geliştirme ortamlarının (IDE) mevcut durumu ve gelecekteki potansiyel riskler nedeniyle uzun vadede ciddi bir tehlike altında.