İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, ülkesinin Fransa ve Birleşik Krallık ile nükleer silah işbirliği konusunda erken aşamada görüşmeler yaptığını açıkladı. Bu açıklamalar, somut bir teklif veya zaman çizelgesi içermese de, İsveç'in Avrupa'da nükleer caydırıcılık konusundaki hassas tutumunda önemli bir değişime işaret ediyor. Görüşmelerin, NATO içinde Avrupa'nın güvenlik bağımsızlığını güçlendirme ve ABD'nin uzun vadeli taahhütlerine ilişkin belirsizlikler ile jeopolitik gerilimler bağlamında gerçekleştiği belirtiliyor. Kristersson, İsveç'in NATO üyesi olarak nükleer silahlarla ilgili tüm Avrupa tartışmalarına tam olarak dahil olduğunu vurguladı. Nükleer silahların kullanımını değil, tehlikeli ülkeler nükleer silahlara sahip olduğu sürece sağlam demokrasilerin de bunlara erişimi olması gerektiğini savundu.
Başbakan Kristersson, İsveç'in bir nükleer programa katılabileceği sorusuna "evet" yanıtını vererek, bu tür görüşmelerin zaten başladığını doğruladı. Fransa'nın nükleer silahlarının "benzersiz bir şekilde Fransız" olduğunu ancak diğer ülkelerle de tartışmaya açık olduğunu ekledi. Barış zamanında İsveç'e nükleer silah yerleştirme ihtiyacı görmediklerini de belirtti. Bu açıklamalar, İsveç'in önde gelen gazetelerinden birinde yayımlanan ve İsveç ile Avrupa'nın ABD dışındaki nükleer caydırıcılık seçeneklerini ciddi şekilde tartışması gerektiğini savunan bir başyazının ardından geldi. Makale, Avrupa'nın transatlantik güvenlik garantilerine ilişkin artan belirsizliklerini ve ABD'nin mevcut ve gelecekteki yönetimler altındaki güvenilirliğine dair endişelerini vurguluyor.
İsveç'in nükleer caydırıcılık konusundaki tutumunda yaşanan bu değişim, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde potansiyel bir dönüşüme işaret ediyor.