İran'ın başkenti Tahran'da, sürgündeki Veliaht Prens Rıza Pehlevi'nin kitlesel gösteri çağrısının ardından protestolar patlak verdi. Perşembe akşamı başlayan ve ülke geneline yayılan eylemlerde, tanıkların ifadesine göre insanlar evlerinden slogan attı ve sokaklarda toplandı. Protestoların başlamasının hemen ardından İran'da internet erişimi ve telefon hatları kesildi. Bu durum, ülkenin 1979 İslam Devrimi öncesinde babası ülkeyi terk eden Veliaht Prens'in halk üzerindeki etkisini ölçen ilk ciddi sınav niteliğindeydi.
Gösterilerde "Diktatöre ölüm!" ve "İslam Cumhuriyeti'ne ölüm!" gibi sloganlar atılırken, bazı eylemciler şahı öven çağrılarda bulundu. Bu tür çağrılar geçmişte ölüm cezasıyla sonuçlanabilecekken, şimdi İran'ın kötüleşen ekonomisi nedeniyle artan öfkenin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Çarşamba günü başlayan ve şehirler ile kırsal bölgelere yayılan gösterilerde, İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre en az 41 kişi hayatını kaybederken, 2.270'den fazla kişi gözaltına alındı. CloudFlare ve NetBlocks gibi internet firmaları, kesintileri İran hükümetinin müdahalesine bağladı.
Protestoların büyümesi, İran'ın sivil hükümeti ve dini lideri Ayetullah Ali Hamaney üzerindeki baskıyı artırıyor. Washington merkezli Atlantic Council'dan Nate Swanson, İran'daki geçmiş protestoların uygulanabilir bir alternatifin olmaması nedeniyle zayıfladığını belirtiyor. İran güvenlik aygıtının potansiyel liderleri tutuklaması, zulmetmesi ve sürgün etmesi nedeniyle protestoların geniş çapta bir liderden yoksun kaldığı ifade ediliyor. Pehlevi'nin çağrısının gösterileri nasıl etkileyeceği ise belirsizliğini koruyor.
İran'daki protestoların yayılması ve internet erişiminin kesilmesi, hükümet üzerindeki baskıyı artırırken, sürgündeki Veliaht Prens'in halk üzerindeki potansiyel etkisini ve ülkedeki siyasi gerilimi gözler önüne seriyor.