IBM Beam Spring klavyeler, klavye meraklıları için bir "kutsal kase" olarak kabul edilir ve Model F ile Model M gibi ikonik klavyelerin öncüsüdür. Günümüzün sessiz klavyelerinden önce, kendine özgü sesleri ve dokunsal geri bildirimleriyle bilinen bu klavyeler, programcılar ve klavye tutkunları arasında hala popülerliğini koruyor. Ancak Model F ve Model M'deki buckling spring tasarımı aslında daha ekonomik bir çözümdü; hikaye, daha görkemli bir öncü olan beam spring klavyelerle başladı.
Beam spring anahtarlar, buckling spring klavyeler gibi kapasitif algılama prensibiyle çalışır. Ancak adından da anlaşılacağı gibi, bir buckling spring yerine bir "beam spring" (kiriş yayı) kullanılır. Anahtar basıldığında, metal kiriş tersine dönerek devreyi tamamlar. Bu mekanizma, buckling spring'in aksine, bir çekiç mekanizması yerine kirişin kendisinin hareket etmesiyle gerçekleşir. Sonuç, özellikle pozitif bir aksiyon ve tatmin edici bir tuş vuruşu sunan bir anahtar mekanizmasıdır. Ancak, daha fazla yer kaplaması ve üretim maliyetinin yüksek olması nedeniyle, daha sonra buckling spring mekanizmasına geçilerek Model F ve Model M gibi daha bilinen klavyeler geliştirildi.
Bu klavyeler, IBM 3270 Bilgi Görüntüleme Sistemi ailesinin erken bir terminali olan IBM 3278 gibi cihazlarda kullanıldı. Bu terminaller ve klavyeleri, döküm ve sac metalden yapılmış, oldukça sağlam ve ağırlıklı yapılarıyla dikkat çekiyordu. Beam spring anahtar modüllerini ve sürüş elektroniklerini barındırmak için klavyelerin yüksek olması gerekiyordu. Tuş başlıkları da uzun, sağlam ve içbükey bir profile sahipti. Bilek dayama kısmında, terminal için sorun giderme kılavuzunu ortaya çıkaran bir bölme bile bulunuyordu, bu da dönemin mühendislik anlayışını gözler önüne seriyor.
IBM Beam Spring klavyeler, modern klavyelere ilham veren eşsiz bir tuş deneyimi sunan, sağlam yapılı ve yüksek maliyetli bir donanım harikasıdır.