PC klavyesindeki en gizemli tuşlardan biri olan Scroll Lock, Caps Lock ve Num Lock ile birlikte ikonik LED üçlüsünü oluşturur. Scroll Lock'ın özellikle elektronik tablolar için eklendiği ve fareler, izleme dörtgenleri ve hızlı grafik kartları öncesinde bir elektronik tabloda gezinmenin zorluğunu çözdüğü belirtiliyor. Tıpkı Caps Lock'un harf tuşlarının, Num Lock'un ise sayısal tuş takımının anlamını değiştirmesi gibi, Scroll Lock da ok tuşlarının işlevini değiştirerek kaydırma sorununu çözmeyi amaçladı. Bu tuş etkinleştirildiğinde, ok tuşları imleci hareket ettirmek yerine tüm elektronik tabloyu kaydırıyordu, böylece kullanıcı seçimi sabit kalırken içeriği inceleyebiliyordu.
Zamanla, kaydırma çubukları bu soruna yardımcı oldu, ardından tekerlekli fareler tek yönde, izleme dörtgenleri ise her iki yönde de çözümü getirdi. Yazar, kullanıcı arayüzü sorunlarının asla tamamen ölmediğine ve genellikle yeni kılıflar içinde geri döndüğüne inanıyor. Bu eski konseptin modern bir örneği, Apple TV'deki TV uygulamasının beklenen hareket tarzına karşın, Netflix, HBO Max ve YouTube gibi uygulamalarda görülüyor. Bu uygulamalarda, Scroll Lock açıkmış gibi bir kaydırma yaklaşımı benimsenmiş; yani seçilen öğe sabit kalırken, içerik etrafında hareket ediyor.
Yazar, Scroll Lock benzeri bu yaklaşımın kişisel olarak garip ve klostrofobik hissettirdiğini belirtiyor. Seçimi tek bir yerde tutmanın (varsayımsal) değerini görse de, dezavantajların daha belirgin olduğunu düşünüyor: her şey dengesiz hissediliyor, bu evrende geri dönmek körlemesine ilerlemek gibi ve sistem, Scroll Lock'ın da zorlandığı kenarlarda garip durumlar yaratıyor. Yazar, Lotus 1-2-3'ü anımsatarak kendini yaşlı hissetse de, bu yaklaşımın başkalarına nasıl geldiğini merak ediyor.
Kullanıcı arayüzü tasarımında eski konseptlerin modern uygulamalarda yeniden ortaya çıkması, kullanıcı deneyimi ve alışkanlıkları üzerine düşünmeye sevk ediyor.