Yeni yayımlanan bir araştırma, Amerikalı gençlerin büyük çoğunluğunun cinsel içerikli mesajlaşma (sexting) yapmadığını, ancak bu davranışa katılanların olumsuz sonuçlarla karşılaşma olasılığının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Journal of Adolescent Health dergisinde yer alan bulgulara göre, cinsel içerikli görseller gönderen ergenlerin yaklaşık yarısı, bu görsellerin rızaları dışında paylaşılması veya şantaj (sextortion) mağduru olma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bu risklerin, içeriklerin mevcut romantik partnerler dışındaki kişilerle paylaşılması durumunda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor.
Dijital teknolojinin gençlerin günlük yaşamlarına entegrasyonu, kimliklerini ve cinselliklerini keşfetme biçimlerini değiştiriyor. Ergenler gelişen romantik hayatlarında gezinirken, bazıları cinsel içerikli görseller veya videolar gönderme ya da alma konusunda deneyler yapıyor. Bu davranış, yaygın olarak sexting olarak biliniyor. Bu durum rızaya dayalı bir keşif biçimi olabilse de, potansiyel yasal, sosyal ve duygusal maliyetleri beraberinde getiriyor. Bir görüntü gönderildikten sonra, gönderen kişi dağıtımı üzerindeki kontrolünü kaybeder. Bu durum, görüntünün izinsiz olarak başkalarına gösterilmesine yol açabilir. Daha ciddi vakalarda ise, mağdurun para, cinsel eylemler veya ek görüntüler sağlamaya zorlamak amacıyla cinsel içerikli görüntüleri yayma tehdidini içeren bir suç olan sextortion'a yol açabilir.
Daha önceki sexting yaygınlığı tahminleri farklılık gösteriyordu. Bu yeni çalışmanın araştırmacıları, güncel, ulusal düzeyde temsili veriler sağlamayı ve kaç gencin sexting yaptığını ve daha da önemlisi bu etkileşimlerin ne sıklıkla mağduriyetle sonuçlandığını belirlemeyi amaçladı. Araştırma ekibi, 2025 yılında 13-17 yaş arası 3.466 Amerikalı ergenden oluşan ulusal bir örneklemden veri topladı. Anket, katılımcıların kendi sexting deneyimlerinin yanı sıra, bu tür görselleri isteyip istemediklerini veya kendilerinden istenip istenmediğini de sorguladı.
Yeni bir araştırma, gençlerin cinsel içerikli mesajlaşma (sexting) davranışlarının yaygınlığını ve bu davranışın yol açtığı rızasız paylaşım ve şantaj gibi ciddi riskleri gözler önüne seriyor.