Yeni ve kapsamlı bir uzunlamasına çalışma, ergenlik döneminde esrar kullanımının, ilerleyen yaşlarda bipolar bozukluk ve psikotik rahatsızlıkların yanı sıra anksiyete ve depresyon riskini artırdığını ortaya koydu. Kaiser Permanente Sağlık Sistemi'ndeki 460.000 genci kapsayan bu çalışma, katılımcıları 25 yaşına kadar takip etti ve esrar kullanımına başlamadan önce herhangi bir ruhsal hastalık belirtisi gösterenleri analizden çıkardı. Bu güçlü çalışma tasarımı sayesinde, araştırmacılar esrar kullanan gençlerin, kullanmayanlara kıyasla belirli ruhsal sağlık sorunları geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu belirledi.
Araştırma bulgularına göre, esrar kullanan gençlerin bipolar bozukluk (depresyon ve mani ataklarıyla karakterize) ve şizofreni gibi psikotik bozukluklar geliştirme riski iki katına çıktı. Bu rahatsızlıklar, çalışmadaki gençlerin küçük bir kısmını etkilese de, en ciddi ve yaşamı zorlaştıran ruhsal hastalıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu durumun tedavi maliyetlerinin yüksekliğine ve toplumsal yüküne dikkat çekiyor. Örneğin, şizofreninin yıllık toplumsal maliyetinin 350 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ki bu, tüm esrar pazarının değerini bile aşabilir.
Çalışma ayrıca, esrar kullanan gençlerde depresyon riskinin yaklaşık üçte bir, anksiyete riskinin ise dörtte bir oranında arttığını gösterdi. Ancak, esrar kullanımına daha ileri yaşlarda başlayan gençler için depresyon ve anksiyete ile olan bağlantının zayıfladığı gözlemlendi. Bu bulgular, ergenlik dönemindeki esrar kullanımının uzun vadeli ruhsal sağlık üzerindeki potansiyel ciddi etkileri konusunda önemli uyarılar içeriyor.
Ergenlik döneminde esrar kullanımının, ilerleyen yaşlarda ciddi ruhsal sağlık sorunları riskini önemli ölçüde artırdığını gösteren bu çalışma, halk sağlığı ve gençlerin korunması açısından kritik öneme sahiptir.