Ana Sayfa

Akıllı Arabaları Neden İstemiyoruz Ama Yine de Alıyoruz?

1 dk okuma

Makale, akıllı ev aletlerinin, özellikle de akıllı buzdolaplarının düşük benimsenme oranlarına dikkat çekerek başlıyor. Birleşik Krallık'ta her 100 kişiden sadece üçünün akıllı bir ev aletine sahip olduğu belirtiliyor. Yazar, buzdolabı gibi cihazların internete bağlanmasının veya ek özellikler sunmasının (müzik çalma, hava durumu gösterme, alışveriş listesi oluşturma) çoğu kullanıcı için gerçek bir fayda sağlamadığını ve aslında istenmeyen özellikler olduğunu vurguluyor. Akıllı enerji sayaçları veya güvenlik sistemleri gibi diğer akıllı ev ürünlerinin benimsenmesi daha yüksek olsa da, bunların da genellikle zorunluluktan veya güvenlik endişesinden kaynaklandığına değiniliyor.

Ancak konu akıllı araçlara geldiğinde durum farklılaşıyor. YouGov anketinde yer almasa da, günümüzde üretilen yeni araçların neredeyse tamamının veri bağlantılı "akıllı" özelliklerle donatıldığı ifade ediliyor. Yazar, akıllı ev aletlerinin aksine, araçlarda bu özellikler konusunda tüketicinin çok fazla seçeneği olmadığını belirtiyor. Bunun bir nedeni acil durumlarda yardım çağıran SOS fonksiyonu gibi zorunlu özellikler olsa da, diğer yandan kablosuz güncellemeler (over-the-air updates) ve abonelik tabanlı hizmetlerin yaygınlaşmasının da bu duruma katkıda bulunduğu vurgulanıyor.

Makale, birçok yeni aracın çoğu alıcının istediğinden daha fazla "akıllı" özellikle geldiği şüphesini dile getiriyor. Yazar, teknolojiye karşı olmadığını (bilgisayarları, oyun konsolları, akıllı telefonları olduğunu belirtiyor) ancak araçlarda çok fazla ekran, az düğme ve karmaşık menülerin kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediğini savunuyor. Akıllı ev aletlerinde olduğu gibi, araçlardaki bu özelliklerin de genellikle bir tercih meselesi olmaktan ziyade, zorunluluk haline geldiği ve tüketicilerin aslında istemediği şeylerle karşılaştığı sonucuna varılıyor.

İçgörü

Yeni araçların standart haline gelen akıllı özelliklerinin, tüketicilerin gerçek ihtiyaçları ve tercihleriyle her zaman örtüşmediği ve bu durumun kullanıcı deneyimini etkilediği görülüyor.

Kaynak