ABD tarım sektöründe, federal yardımlara rağmen çiftçilerin önemli kayıplar yaşamaya devam ettiği belirtiliyor. USDA-Ekonomik Araştırma Servisi (ERS) tarafından yapılan son güncellemeye göre, mısır, soya fasulyesi, buğday, pamuk, pirinç, arpa, yulaf, yer fıstığı ve sorgum gibi dokuz ana ürün için dekar başına üretim maliyetlerinin 2026'ya kadar artması bekleniyor. Bu durum, ABD tarımında yüksek üretim giderlerinin kalıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle pirinç, yer fıstığı ve pamuk en pahalı ürünler arasında yer alırken, buğday, sorgum ve yulaf daha düşük maliyetli kalmaya devam ediyor.
İşletme maliyetleri—tohum, gübre, kimyasallar, yakıt ve işçilik gibi yıllık üretime doğrudan bağlı giderler—ürünlere göre önemli ölçüde farklılık gösteriyor. 2020'den bu yana faiz giderleri, gübre, yakıt, işçilik ve kimyasallardaki keskin artışlar, genel işletme giderlerini 2021 öncesi seviyelerin oldukça üzerine çıkardı. Bu yüksek maliyet ortamında, emtia fiyatları baskı altında kalmaya devam ederek çiftçilerin yalnızca piyasa aracılığıyla maliyetlerini karşılama yeteneğini sınırlıyor.
Sonuç olarak, birçok çiftliğin, ürün sigortası tazminatları ve geçici yardımlar hesaba katıldığında bile dördüncü veya beşinci yıl üst üste zarar etmesi bekleniyor. Farmer Bridge Assistance (FBA) Programı ve Emergency Commodity Assistance Program (ECAP) gibi federal destekler önemli olsa da, bu ödemeler genellikle kârlılığı geri kazandırmak yerine zararların yalnızca bir kısmını karşılıyor. Özellikle ECAP, 2023 ve 2024 kayıplarını ele almak üzere tasarlanmış olup, 2025 ve sonrası üretim zorluklarına yönelik kapsamlı bir çözüm sunmuyor. Bu durum, ABD tarım sektöründe yapısal ve kalıcı bir maliyet-fiyat dengesizliğinin olduğunu gösteriyor.
ABD'deki çiftçiler, artan üretim maliyetleri ve düşük emtia fiyatları nedeniyle federal yardımlara rağmen üst üste yıllardır zarar etmeye devam ediyor.