Yazılım sektörü, yapay zeka destekli kodlama araçlarının otonom geliştirme görevlerini üstlenebildiği bir dönüm noktasında bulunuyor. Şirketler artık büyümeden ziyade karlılığa odaklanırken, deneyimli çalışanları yeni mezunlara tercih ediyor ve daha küçük, ancak daha iyi araçlarla donatılmış ekipler kuruyor. Bu ortamda, yeni nesil geliştiriciler kariyer istikrarına önem veren, 'hustle culture'a şüpheyle yaklaşan ve yapay zeka yardımıyla büyümüş bireyler olarak iş gücüne katılıyor.
Özellikle junior geliştiricilerin geleceği belirsizliğini koruyor. Bir yandan, yapay zekanın giriş seviyesi görevleri otomatikleştirmesiyle junior pozisyonlarda önemli bir düşüş yaşanabileceği öngörülüyor. Harvard Üniversitesi'nin bir araştırması, üretken yapay zeka benimseyen şirketlerde junior geliştirici istihdamının altı çeyrek içinde %9-10 oranında azaldığını gösteriyor. Büyük teknoloji şirketleri de son üç yılda yeni mezun alımını %50 oranında düşürdü. Bu durum, yapay zeka destekli bir kıdemli mühendisin eskiden küçük bir ekibin yapacağı işi tek başına yapabilmesiyle daha da hızlanıyor. Diğer yandan, iyimser bir senaryo, yapay zekanın yazılım talebini teknoloji dışındaki sağlık, tarım, imalat ve finans gibi sektörlere yayarak devasa bir talep yaratabileceğini öne sürüyor. Bu durumda, yapay zeka geliştiricilerin yerini almak yerine, yazılım geliştirme işini daha önce hiç kodlayıcı çalıştırmayan alanlara taşıyan bir çarpan gücü haline gelebilir. Böylece, otomasyon ve entegrasyonlar geliştiren 'yapay zeka yerlisi' (AI-native) yeni giriş seviyesi roller ortaya çıkabilir. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, 2024-2034 yılları arasında yazılım işlerinde %15'lik bir büyüme öngörerek bu iyimser bakışı destekliyor. Her iki senaryo da farklı stratejiler gerektiriyor ve sektörün geleceği için önemli bir adaptasyon sürecine işaret ediyor.
Yazılım mühendisliği sektörü, yapay zekanın yükselişiyle birlikte junior geliştiricilerin rolü ve iş piyasasının geleceği konusunda önemli bir dönüşümün eşiğinde.