Ana Sayfa

Yapmak, Yapmaktır: Eyleme Geçmenin Gücü

1 dk okuma

Bu makale, bir işi "yapmak" ile o işi yapmaya dair diğer tüm eylemler arasındaki temel farkı vurguluyor. Yazar, bir şeyi düşünmenin, hayal etmenin, başarısını görselleştirmenin, hazır hissetmeyi beklemenin, hakkında konuşmanın veya başkalarına açıklamanın, hatta çevrimiçi tartışmanın bile o şeyi yapmak anlamına gelmediğini belirtiyor. Benzer şekilde, bir işe başlayacağını duyurmak, podcast dinlemek, eğitim videoları izlemek, başkalarının nasıl yaptığını okumak, mükemmel bir sistem planlamak, araçlar satın almak veya çalışma alanını düzenlemek gibi hazırlık adımlarının da asıl eylemden farklı olduğunu ifade ediyor. Yazar, bu tür dolaylı faaliyetlerin, işi ertelemenin veya yapmaktan kaçınmanın yaygın yolları olduğunu ima ediyor.

Makale, asıl "yapma" eyleminin ne olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Yazar, bir şeyi yaparken başarısız olmanın, kötü yapmanın, çekingen bir şekilde yapmanın veya sadece küçük bir kısmını yapmanın bile gerçek anlamda "yapmak" olduğunu savunuyor. Önemli olanın mükemmeliyetçilik veya tamamlama değil, fiili olarak eyleme geçmek olduğunu vurguluyor. Bu, özellikle yazılım geliştirme veya herhangi bir yaratıcı süreçte karşılaşılan erteleme ve hareketsiz kalma sorununa güçlü bir yanıt niteliğinde. Yazar, blog yazısı yazmanın bile "yapmak" olmadığını belirterek kendi durumunu da mizahi bir dille eleştiriyor ve işine geri dönmesi gerektiğini ifade ediyor.

İçgörü

Bu makale, bir işi tamamlamak için düşünmek, planlamak veya hazırlanmak yerine doğrudan eyleme geçmenin kritik önemini basit ve etkili bir dille anlatıyor.

Kaynak