Yazar, son beş yılda kullandığı beş farklı yapılacaklar listesi sisteminin evrimini detaylandırıyor. Lise ikinci sınıfta, 2021'in başlarında Apple Notes ile basit bir başlangıç yaparak, yapılacaklar listesi tutmanın zihinsel yükü azalttığını fark ediyor. Apple Notes, işini görse de yazar için oldukça sıkıcı ve yetersiz kalıyor, bu da onu yeni arayışlara itiyor.
2022 yazında Notion ile tanışması, yazarın üretkenlik araçlarına olan ilgisini tamamen değiştiriyor. Notion'ın "dijital LEGO" benzetmesiyle, kişiselleştirilebilir yapısı ve bağımlılık yaratan özellikleri sayesinde, yazar tüm okul hayatını bu platforma taşıyor. Yaklaşık üç yıl boyunca Notion'ı ana yapılacaklar listesi sistemi olarak kullanıyor; özellikle okul bilgisayarı ve telefon arasında sorunsuz senkronizasyon yeteneği büyük kolaylık sağlıyor. Ancak, 2025 Mart ayında Notion'dan uzaklaşmaya başlıyor. Masaüstü uygulaması harika olsa da, mobil uygulamanın karmaşık arayüzü ve basit metin düzenleme işlemleri için bile çok fazla seçenek sunması, yazarın deneyimini olumsuz etkiliyor ve verimliliğini düşürüyor.
Notion kullanımına kısa bir ara vererek, 2022 sonbaharında Ugmonk Analog adlı fiziksel bir sistemi deniyor. Bu sistem, estetik görünümü ve fiziksel olarak not alma deneyimiyle yazarın hoşuna gidiyor. Ancak, özel kağıt kartları için aylık abonelik ücreti, bu sistemden vazgeçmesine neden oluyor. Makale, yazarın 2025 Mart'ında Notion'dan sıkılmasıyla birlikte vim todo.txt sistemine geçişini işaret ederek sona eriyor. Bu evrim, kişisel ihtiyaçlara en uygun üretkenlik aracını bulmanın sürekli bir süreç olduğunu gösteriyor.
Kişisel üretkenlik araçlarının zamanla değişen ihtiyaçlara göre nasıl evrildiğini ve her sistemin kendine özgü avantajları ve dezavantajları olduğunu göstererek, doğru aracı bulmanın sürekli bir süreç olduğunu vurguluyor.