Yazar, yapay zeka (AI) ve büyük dil modellerine (LLM) yaklaşımımızın yeni bir Karanlık Çağ yaratma potansiyelinden endişe duyuyor. Orta Çağ'daki Karanlık Çağlar, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle başlayan istikrarsızlık, ticaretin durması ve bilginin Kilise tarafından tekelleşmesiyle karakterize edilmişti. Yazar, günümüzde benzer bir durumun yaşandığını savunuyor. Modern uluslar, yüksek devlet borçları ve ekonomik kırılganlık nedeniyle zorlanıyor; politikacılar kısa vadeli çıkarları önceliyor ve bu da ulusların ekonomik temelini zayıflatıyor. Makale, kültürel gerilimlerin de bu duruma katkıda bulunduğunu belirtiyor.
En kritik nokta ise LLM'lere olan artan bağımlılığımız. Birçok insan için LLM'ler birincil bilgi kaynağı haline geliyor ve bu durum, orijinal kaynakları okuma veya araştırma becerimizi kaybetmemize neden olabilir. Yazar, gelecekte kitaplara erişimin zorlaşacağını, pahalı hale geleceğini ve dijital kopyaların yasa dışı kabul edileceğini öngörüyor. Bu senaryoda, bilgiye erişimin tek yolu LLM'ler olacak, ancak onlara ödeme yapamayanlar tamamen bilgisiz kalacak.
Yazar, bu senaryonun abartılı olabileceğini kabul etse de, gerçekleşme ihtimalinin sıfır olmadığını vurguluyor ve bu durumun kendisinde korku yarattığını ifade ediyor. GeoHot gibi isimlerin de benzer endişeleri dile getirdiğini belirten makale, çözüm olarak "katılmamayı" ve her zamankinden daha fazla "sahip olmayı" öneriyor: kitapları, kaynakları ve bilgiyi biriktirmek ve korumak.
Yapay zeka ve büyük dil modellerine aşırı bağımlılığın, bilgiye erişimi kısıtlayarak ve araştırma becerilerini körelterek modern bir karanlık çağa yol açabileceği endişesi taşıyor.