Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte kod yazmanın ve hatta yeniden yazmanın maliyeti önemli ölçüde azalıyor. Bu durum, yazılımın kimliği ve lisanslama modelleri hakkında "Theseus'un Gemisi" paradoksuna benzer soruları gündeme getiriyor. Makale, bir yapay zekanın bir kütüphaneyi farklı bir dile taşıyarak özgün bir tasarım ortaya çıkarması örneğiyle başlıyor. Daha çarpıcı bir örnek olarak, chardet kütüphanesinin mevcut sürümünün, sadece API'si ve test süiti kullanılarak sıfırdan yeniden yazılması ele alınıyor. Bu yeniden yazımın temel motivasyonu, lisansı LGPL'den MIT'ye değiştirmekti. Ancak bu durum, orijinal yazar Mark Pilgrim'in yeni uygulamayı türetilmiş bir eser olarak görmesiyle, yeni sürümü geliştiren ve 12 yıldır sürdüren kişinin ise tamamen yeni bir eser olarak kabul etmesi arasında bir tartışma başlattı. Yapılan analizler, yeni uygulamanın orijinalinden farklı bir tasarıma sahip olduğunu ve önemli ölçüde daha hızlı çalıştığını gösteriyor.
Bu gelişmeler, özellikle GPL gibi copyleft lisansların uygulanabilirliğini sorgulatıyor. Kodun açık kaynak olması ve test süitleri aracılığıyla kolayca yeniden yazılabiliyor olması, bu tür lisansların dayandığı telif hakkı ve sürtünme mekanizmalarını zayıflatıyor. Yazar, kendisinin de benzer nedenlerle bazı GPL kütüphanelerini yeniden yazmayı düşündüğünü belirtiyor. Bu durum, GPL lisanslı yazılımların daha izin verici lisanslarla yeniden ortaya çıkmasına yol açabileceği gibi, terk edilmiş tescilli (proprietary abandonware) yazılımların da yeniden canlanmasına olanak tanıyabilir.
Daha da ilginç olanı, yapay zeka tarafından üretilen kodların telif hakkına tabi olup olamayacağı sorusu. Mahkemeler, yeterli insan girdisi olmadığı gerekçesiyle yapay zeka tarafından üretilen tüm kodları kamu malı ilan edebilir. Kod üretme maliyetinin bu denli düşmesi ve yazılımların sadece test süitlerinden yola çıkılarak yeniden oluşturulabilmesi, yazılımın geleceği için büyük sonuçlar doğuruyor. Daha esnek lisanslarla yeniden ortaya çıkan yazılımlar, tescilli yazılımların açık kaynak hale gelmesi veya tam tersi durumlar gibi senaryolarla karşılaşabiliriz. Bu yeni gelişmeler, yazılım dünyasında köklü değişimlere yol açacak ve henüz tam olarak hazır olmadığımız birçok soruyu beraberinde getirecektir.
Yapay zeka destekli kod yeniden yazma yetenekleri, yazılım lisanslama modellerini, telif haklarını ve yazılımın kimliği üzerindeki geleneksel anlayışları temelden sarsıyor.