Yapay zekanın (AI) her sektörü dönüştürdüğüne dair manşetler bombardımanı altında, yazılım geliştirme bu abartının merkezinde yer alıyor. Gelişmiş AI destekli araçların yükselişiyle birlikte, "AI insan kodlayıcıların yerini mi alacak, yoksa onları sadece destekleyecek mi?" sorusu sürekli gündeme geliyor. Yazar, AI ile dakikalar içinde tam ölçekli bir uygulama oluşturduğunu iddia eden YouTube videolarını komik buluyor; çünkü bu "uygulamalar" genellikle kırılgan, hatalı ve gerçek dünya için gereken güvenlik veya ölçeklenebilirlikten yoksun. Sağlam bir uygulama geliştirmek, AI'nın taklit edebileceği ancak gerçekten anlayamayacağı yazılım mimarisi ve en iyi uygulamalar hakkında derinlemesine bilgi gerektirir.
Yazar, teknoloji geleceği tahminlerine şüpheyle yaklaşıyor ve bu tahminlerin çoğunun mevcut trendlere ve uzun vadede nadiren ayakta kalan varsayımlara dayandığını belirtiyor. Ayrıca, bu tahminlerin genellikle belirli bir ürün veya platformu satmakla ilgilenen kişiler tarafından yapıldığını vurguluyor. Programlama konusunda uzman olmayan kişilerin "programlamanın sonu" hakkında yazdığı sayısız makaleye dikkat çekiyor. Yazar, onlarca yıllık profesyonel yazılım geliştirme deneyimine dayanarak, kendi görüşünün de diğerleri kadar değerli olduğunu ifade ediyor.
Makale, uzmanların bile kendi alanlarındaki geleceği doğru tahmin edemediği örnekleri sunuyor: Tesla'nın yıllardır vaat ettiği "Tam Otonom Sürüş" hedefine hala ulaşılamaması, modern AI'nın babası Geoffrey Hinton'ın 2016'da radyologların beş yıl içinde yerini alacağını tahmin etmesine rağmen bunun gerçekleşmemesi ve Lord Kelvin'in 1895'te "havadan ağır uçan makinelerin imkansız olduğunu" söylemesi. Bu örnekler ışığında, "programcının ölümü" üzerine spekülasyon yapmanın zaman kaybı olduğu sonucuna varılıyor. Yazar, tüm bu abartıya rağmen AI'yı bir araç olarak kabul ediyor, bir takım arkadaşı olarak değil.
Yapay zekanın yazılım geliştirme üzerindeki etkisi abartılsa da, insan programcıların yerini almak yerine onlara güçlü bir araç olarak hizmet edeceği öngörülüyor.