Yapay zeka (AI) teknolojileri, özellikle COBOL gibi eski kodların modernizasyonu konusunda yeni bir tartışma dalgası başlattı. Mevcut yapay zeka araçları, eski kodları yeni dillere çevirebildiğini iddia etse de, bu durum platformun tamamını modernize etmekle aynı anlama gelmiyor. IBM'in anaçatı (mainframe) platformunun değeri, COBOL dilinden ziyade, işlem gücü, güvenlik, performans ve ölçeklenebilirlik gibi benzersiz mimari özelliklerinden kaynaklanıyor. Bu platformda ister COBOL, ister Java ile yazılmış olsun, aynı güvenceler sunuluyor.
Kod çevirisi, bir uygulamanın çalıştığı tüm entegre sistemi (z/OS, CICS, IMS, Db2 gibi) ve bu sistemlerin sağladığı yüksek işlem hacmi, düşük yanıt süresi, kesintisiz çalışma süresi ve kuantum güvenli şifreleme gibi özellikleri kapsamaz. Gerçek modernizasyon, veri mimarisinin yeniden tasarlanmasını, çalışma zamanı ortamlarının değiştirilmesini ve platformun kendi bünyesindeki gereksinimlerin karşılanmasını içerir. Bu, dil dönüştürmeden çok daha derinlemesine bir sistem mühendisliği çalışmasıdır. Onlarca yıllık donanım-yazılım entegrasyonu, kodun taşınmasıyla kolayca tekrarlanamaz; zira IBM Z üzerindeki COBOL'un performansı, yazılım ve donanımın sıkı entegrasyonundan, işlemci hızlandırmasından ve alt sistem optimizasyonlarından beslenir.
Yapay zeka, anaçatı platformunu zayıflatmak yerine güçlendiriyor. Kod yeniden düzenleme, DevOps modernizasyonu, bilgi aktarımı ve hizmet kalitesinin iyileştirilmesi gibi alanlarda yapay zeka, platform üzerinde daha fazla değer yaratılmasını sağlıyor. Bu durum, özellikle deneyimli COBOL geliştiricilerinin emekli olmasıyla ortaya çıkan beceri açığını kapatırken, IBM Z üzerinde daha fazla çalışma yapılması için bir argüman oluşturuyor.
Yapay zeka destekli kod çevirisi, eski sistemlerin gerçek değerini oluşturan derinlemesine platform entegrasyonunu ve sistem mühendisliğini göz ardı ederek, modernizasyonun karmaşıklığını basitleştirmektedir.