Ana Sayfa

Yapay Zeka Kayıt Sistemi Haline Gelirken: Sorumluluğu Kanıtlar Belirleyecek

1 dk okuma

Çoğu kuruluş için yapay zeka (AI) hala bir araç veya danışmanlık katmanı olarak görülse de, bu tanım hızla değişiyor. Düzenlemeye tabi ve ticari ortamlarda, AI çıktıları raporlara kopyalanıyor, kararlara dayanak oluşturuyor ve personel tarafından güvenle kullanılıyor. Bu sıradan kullanım, AI sistemlerinin fiilen birer "kayıt sistemi" haline gelmesine neden oluyor. Ancak sorun, bu sistemlerin bu şekilde davranacak şekilde tasarlanmamış olmasıdır.

Bir AI sistemi resmi olarak bir kayıt sistemi ilan edilmez; bu geçiş operasyonel olarak gerçekleşir. Bir çıktı bir kararı gerekçelendirmek, iletilmek veya bir sorunun ardından atıfta bulunulmak için kullanıldığında, niyeti ne olursa olsun bir kayıt işlevi görür. Denetim ve icra organları, AI aracılı temsillerin yeniden yapılandırılamamasını teknik bir sınırlama olarak değil, bir kontrol hatası olarak değerlendiriyor. Belirli bir çıktı sorgulandığında, kanıt eksikliği asıl sorun haline gelir ve kuruluşlar bu boşluğu genellikle ilk zorlukla karşılaştıklarında fark ederler.

Bu boşluk ortaya çıktığında, modelin doğruluğuna işaret etmek içgüdüsel bir tepkidir. Ancak doğruluk bir performans ölçütü iken, sorumluluk bir yönetim sorunudur. Tarihsel olarak, doğruluk hiçbir zaman kayıt tutma yükümlülüklerini ortadan kaldırmamıştır; kredi puanlama sistemleri gibi örnekler, güvenilirlikleri nedeniyle yeniden yapılandırmanın zorunlu hale geldiğini göstermiştir. Güvenilirlik bir kez oluştuğunda, soru "genellikle doğru muydu?"dan "o anda tam olarak ne oldu?"ya dönüşür ve doğruluk bu soruyu yanıtlayamaz. AI çıktısı, finansal, tıbbi veya hukuki bir kararı etkilediğinde, kullanıcı bağlamı dışında iletildiğinde veya geriye dönük olarak bir eylemi açıklamak için kullanıldığında bir "kurumsal eser" haline gelir. Bu durumda, izlenebilirlik, tekrarlanabilirlik ve hesap verebilirlik gibi beklentileri miras alır.

İçgörü

Yapay zeka çıktılarının operasyonel olarak kurumsal kayıt sistemlerine dönüşmesi, sorumluluk ve denetim süreçlerinde doğruluktan ziyade kanıt ve izlenebilirliğin kritik hale geldiğini gösteriyor.

Kaynak