Yazar, yakın zamanda girdiği final sınavının ardından eski bir arkadaşıyla sohbet ederken ilginç bir gözlemde bulunur. Arkadaşı, yazarın konuşma tarzının değiştiğini, alışılmadık derecede yapılandırılmış olduğunu ve kendisine takip soruları sorma fırsatı vermediğini belirtir. Bu durum, yazarın sık sık yapay zeka (AI) ile etkileşim kurmasının, insanlarla iletişim kurma biçimini, özellikle de büyük dil modelleri (LLM) için prompt mühendisliği yapma şeklini etkilediğini fark etmesine yol açar. Bu değişim sadece yazılı mesajlarda değil, yüz yüze konuşmalarda bile kendini göstermektedir.
Yazar, açıkladığı kavramları bile tanımlama, açıklama, potansiyel takip soruları ve uç durumlar gibi belirli bir sıraya göre aktardığını fark eder. Bu durumun kasıtlı olmadığını, aksine zihninde düşüncelerini ve fikirlerini ifade etmenin daha "verimli" bir yolu olarak benimsediğini belirtir. Şaşırtıcı olan ise, bu yapılandırılmış iletişim tarzının, karşıdaki kişilerin konuyu daha iyi anlamasına yardımcı olmasıdır. Her ne kadar bazıları bu durumu "mini ders dinlemek" olarak şikayet etse de, çoğu kişi konunun bütünsel bir resmini elde etmekten memnuniyet duymaktadır.
Bu deneyim, yazarın önemli bir çıkarım yapmasına neden olur: Biz yapay zekayı daha insancıl hale getirmeye çalışırken, yapay zeka ile kurduğumuz diyaloglar bizi daha yapılandırılmış olmaya itiyor olabilir. Yazar, bu durumun kendisini daha iyi bir iletişimci mi yoksa sadece daha iyi bir prompt mühendisi mi yaptığından emin olmasa da, bu alışkanlığın kırılmasının zor olduğunu kabul ediyor. Bu, teknolojinin insan davranışları üzerindeki beklenmedik etkilerine dair düşündürücü bir gözlem sunuyor.
Yapay zeka ile sık etkileşim, insanların iletişim tarzlarını daha yapılandırılmış ve verimli hale getirerek, teknoloji ve insan davranışı arasındaki karşılıklı etkiyi gözler önüne seriyor.