Ana Sayfa

Yapay Zeka Asistanları: Her Şirket Artık Bir Reklam Şirketi

1 dk okuma

Makale, yapay zeka asistanlarının gelecekteki yönelimini ve bunun getirdiği gizlilik endişelerini ele alıyor. OpenAI'ın ChatGPT'ye reklamları entegre etmesi ve Jony Ive'ın donanım girişimini satın alarak "bağlamsal olarak farkında" bir cihaz geliştirmesi, bu dönüşümün sadece birer örneği. Yazar, sorunun yapısal olduğunu ve her büyük yapay zeka şirketinin bu yöne ilerlediğini belirtiyor.

Günümüzdeki sesli asistanlar "Hey Siri" gibi tetikleyici kelimelerle çalışırken, makale bunun yetersiz olduğunu savunuyor. Gerçek yaşam senaryolarında, kullanıcıların doğal konuşma akışında sürekli tetikleyici kelime kullanmayacağını vurguluyor. Proaktif yardım sunabilmek için yapay zekanın sürekli olarak ortamda bulunması, günler, haftalar ve aylarca bağlam biriktirmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu, sadece ses değil, aynı zamanda görüntü, varlık tespiti ve giyilebilir cihazlar aracılığıyla sürekli algılama anlamına geliyor.

Asıl soru, sürekli açık (always-on) yapay zekanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği değil, topladığı verileri kimin kontrol edeceği. Makale, bu verilerin şu anda reklam şirketlerinin elinde olduğunu iddia ediyor. Şirketlerin "verileri şifreliyoruz", "anonimleştiriyoruz" veya "reklamlar yapay zekanın yanıtlarını etkilemez" gibi güvencelerine rağmen, gizlilik politikalarının, çalışanların, üçüncü taraf satıcıların, hükümetlerin ve gelecekteki ortaklıkların bu veriye erişebileceği riskine dikkat çekiliyor.

İçgörü

Yapay zeka asistanlarının sürekli açık hale gelmesiyle birlikte kişisel verilerin reklam şirketlerinin kontrolüne geçmesi ciddi gizlilik endişeleri yaratıyor.

Kaynak