Washington Post, köklü bir haber markası için büyük bir darbe niteliğindeki kararla kadrosunun üçte birini işten çıkardı. Bu geniş çaplı tasfiye, gazetenin spor bölümünü, birçok dış bürosunu ve kitap inceleme kapsamını ortadan kaldırdı. Genel yayın yönetmeni Matt Murray, kararı acı verici ancak teknoloji ve kullanıcı alışkanlıklarındaki değişikliklere uyum sağlamak ve yayın organını daha güçlü bir zemine oturtmak için gerekli olarak nitelendirdi. Haftalar öncesinden işten çıkarma söylentileri dolaşsa da, kesintilerin boyutu ve kapsamı, haber merkezindeki hemen hemen her departmanı etkileyerek şok etkisi yarattı.
Columbia Üniversitesi gazetecilik profesörü Margaret Sullivan ve Post'un eski editörü Martin Baron gibi isimler, bu durumu Amerikan ve dünya gazeteciliği için yıkıcı bir haber olarak değerlendirdi. Baron, mevcut sahibi milyarder Jeff Bezos'u eleştirerek, yaşananları "neredeyse anında, kendi kendine verilen bir marka yıkımı" vakası olarak nitelendirdi. Gazetenin abone kaybetmesinin nedenleri arasında, Bezos'un Kamala Harris'i desteklemekten vazgeçmesi ve liberal görüş sayfalarında daha muhafazakar bir dönüş yapması gibi kararları gösteriliyor. Washington Post'un bu sıkıntıları, son yıllarda oyunlar ve Wirecutter gibi ek ürünlere yaptığı yatırımlarla gelişen ve kadrosunu ikiye katlayan rakibi The New York Times'ın başarısıyla tezat oluşturuyor. Gazete, özel bir şirket olduğu için abone sayısını (yaklaşık 2 milyon olduğu tahmin ediliyor) veya mali durumunu açıklamıyor.
Gazetecilik dünyasının önemli markalarından birinin yaşadığı bu büyük çaplı işten çıkarmalar, geleneksel medyanın dijitalleşme ve değişen okuyucu alışkanlıkları karşısındaki zorlu mücadelesini ve finansal baskılarını gözler önüne seriyor.