İngiltere'deki veri merkezi geliştiricileri, projelerinin ülkenin net sera gazı emisyonlarını artırıp artırmayacağını açıklamaları yönünde yoğun bir baskıyla karşı karşıya. Yapay zeka altyapısının gerektirdiği enerji miktarının ulusal elektrik talebini iki katına çıkarabileceği endişeleri, çevreci grupların teknoloji bakanına bir mektup yazmasına neden oldu. Mektupta, geliştiricilerin projelerinin Birleşik Krallık'ın genel CO2 emisyonlarında veya yerel su kıtlığında artışa neden olmayacağını göstermeleri gerektiği vurgulanıyor. Bu taahhütler olmadan, bu kadar büyük elektrik kullanımının kaçınılmaz olarak büyük iklim emisyonları yaratacağı belirtiliyor.
Enerji düzenleyicisi Ofgem'in yakın zamanda yaptığı bir hesaplama, yeni veri merkezi projeleri için talep edilen güç miktarının, ülkenin mevcut elektrik tüketiminin zirvesini aşabileceğini ortaya koydu. Yapay zekanın etkisiyle planlanan yaklaşık 140 veri merkezi projesinin 50GW elektrik gerektirebileceği, bunun da Büyük Britanya'nın mevcut zirve talebinden 5GW daha fazla olduğu belirtiliyor. Örneğin, Lincolnshire ve Northumberland'da planlanan veri merkezlerinin her birinin 1GW elektrik talebi olacak, bu da bir nükleer santralin çıktısına eşdeğer. Bu durum, İngiltere'nin 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma taahhüdünü ciddi şekilde tehlikeye atıyor.
Kampanyacılar, planlama sisteminde halihazırda 100-200 yeni veri merkezi projesi bulunduğunu ve yaklaşan ulusal politika beyanının (NPS) bu zorlukları tam olarak ele alması gerektiğini belirtiyorlar. Aksi takdirde, halkın ve iklimin bu tesislerin çevresel faturasını ödemek zorunda kalacağı uyarısı yapılıyor. Yapay zeka araçlarının merkezi sinir sistemi olan veri merkezleri, ChatGPT ve Gemini gibi ürünlerin eğitimi ve işletilmesinde hayati rol oynasa da, sunucuları için önemli miktarda güç ve soğutma için su gerektiriyor. Bu durum, teknolojik ilerlemenin çevresel sürdürülebilirlikle nasıl dengeleneceği konusunda önemli bir tartışma başlatıyor.
Yapay zeka odaklı veri merkezlerinin hızla artan enerji talebi, İngiltere'nin net sıfır emisyon hedeflerini tehlikeye atarak çevresel sürdürülebilirlik konusunda acil önlemler alınmasını gerektiriyor.