Venezuela'da vatandaşlar, hükümetin muhalif seslere yönelik baskısını artırmasıyla günlük iletişimlerinde, sosyal medyada ve mesajlaşmalarda aşırı dikkatli davranıyor. ABD'nin Caracas'a düzenlediği saldırı ve Başkan Nicolás Maduro'nun yakalanmasının ardından ilan edilen olağanüstü hal sonrası, yetkililerin sivillerin telefonlarını hükümet karşıtı siyasi içerik aramak için araması vakaları arttı. Başkent ve ülkenin diğer bölgelerinde güvenlik noktaları kuruldu; bu noktalarda sürücüler durduruluyor, araçları aranıyor ve sıklıkla cep telefonları inceleniyor. Bu uygulamalar, iletişimin gizliliğini ve dokunulmazlığını güvence altına alan Venezuela anayasasının 48. maddesiyle çelişiyor.
CNN'in edindiği bilgilere göre, birçok Venezuelalı son haftalarda telefonlarının arandığını belirtiyor. Bu durum, vatandaşların kodlu konuşmalar yapmasına, siyasi liderlerden bahsetmekten kaçınmasına, telefonlarındaki içerikleri sürekli silmesine ve WhatsApp gruplarında fikir beyan etmekten çekinmesine yol açıyor. Maduro'nun yakalanmasından bu yana, sıradan Venezuelalıların günlük yaşamı belirsizlikle dolu. Ülkenin yönetiminde kimin olduğu net değilken, ekonomi krizde kalmaya devam ediyor ve temel ürün fiyatları günlük olarak dalgalanıyor. Hükümetin eleştirmeni olarak algılanabilecek herkes için tek kesin olan şey, sokağa çıkarken önlem alma gerekliliği. Mahalle topluluk konseyleri bile vatandaşlara WhatsApp'ta ve yazılı iletişimde dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Bu durum, ülkedeki ifade özgürlüğü ve kişisel mahremiyet üzerindeki baskının boyutunu gözler önüne seriyor.
Hükümetin artan gözetimi, Venezuelalıların temel haklarını ihlal ederek dijital iletişim alışkanlıklarını kökten değiştiriyor.