Ana Sayfa

Üretken Yapay Zeka: Pahalı Bir Yaratıcılık Makinesi mi?

1 dk okuma

Yazar, kripto para birimlerine benzer şekilde, yeni teknolojilere karşı başlangıçta açık fikirli yaklaşımına rağmen üretken yapay zekaya (Generative AI) yönelik derin bir şüphecilik beslediğini belirtiyor. Kripto gibi, yapay zekanın da ancak tüm dünyanın onu kullanmaya zorlanmasıyla başarılı olabileceği fikrini savunuyor. Son yıllarda yapay zekayı market alışverişinden teknik sorun gidermeye, iş planı geliştirmekten kişisel koçluğa ve hatta video düzenlemeye kadar çeşitli alanlarda denediğini, ancak her seferinde başarısız olduğunu vurguluyor. Bu durumu "yapay zeka hayal gücü boşluğu" olarak adlandırıyor. Yazar, yaratıcı bir birey olarak hayatı boyunca birçok farklı sanatsal uğraşla ilgilendiğini ifade ediyor. Yapay zekayı kendi yaratıcı süreçlerine dahil etmeye çalıştığında ise, model ne olursa olsun, her zaman "vasat" sonuçlarla karşılaştığını belirtiyor. Yapay zekanın kendi zihnindeki fikirlerle veya bu fikirlerin kusurlu ama eğlenceli insan yapımı versiyonlarıyla eşleşemediğini gözlemliyor. Yapay zekanın beyin fırtınası veya yaratıcı keşif eylemini taklit ettiğini, ancak bunu "yırtıcı, öde-ve-oyna" bir sürece dönüştürdüğünü ve sürekli olarak "derinlemesine vasat bir çöp" ürettiğini iddia ediyor. Tıpkı bir kumarhane gibi, yapay zekanın da bitmiş üründen ziyade, etkileşimin ve ilerlemenin paraya çevrilebilir döngüsüne odaklandığını, kullanıcılara bir şeyler inşa etme veya yaratma hissinin heyecanını sattığını ancak sonuçta tatmin edici bir çıktı sunmadığını dile getiriyor.

İçgörü

Üretken yapay zekanın yaratıcı alanlardaki gerçek değeri ve etkinliği sorgulanarak, teknolojinin vaatlerinin aksine vasat sonuçlar ürettiği öne sürülüyor.

Kaynak