Uçak pencerelerinde görülen küçük delik, "bleed hole" veya "nefes alma deliği" olarak bilinir ve yolcu güvenliği ile konforu için hayati bir mühendislik detayıdır. Bu delik, uçağın seyir irtifasına çıktığında kabin içi ve dışı arasındaki basınç farkını dengelemek üzere tasarlanmıştır. Geçmişte kare pencerelerin basınç kaynaklı gerilim nedeniyle de Havilland Comet kazalarına karıştığı düşünülmüş, bu da pencerelerin günümüzdeki oval şekillerine evrilmesine yol açmıştır.
Modern uçak pencereleri, üç katmandan oluşan gerilmiş akrilikten yapılmıştır: dış katman basınç değişimlerine dayanır, orta katman ek koruma sağlar ve iç katman "scratch pane" olarak bariyer görevi görür. Bleed hole, bu orta katmandan geçer. Pilot "Captain Joe"ya göre, kabinler yolcular için güvenli ve konforlu bir ortam sağlamak amacıyla basınçlandırılır. Bleed hole'lar, pencere camları arasındaki boşluk ile kabin içi arasındaki basıncın eşitlenmesini sağlayarak pencere üzerindeki stresi önler.
Bu delikler, özellikle ani inişler veya kabin basıncındaki hızlı değişiklikler gibi acil durumlarda pencerelerin arızalanmasını engellemede kritik bir rol oynar. Hızlı basınç değişimleri, delikler olmasaydı pencerelerde çatlaklara veya kırılmalara yol açabilirdi. Ayrıca, bleed hole'lar pencerelerin buğulanmasını önleyerek yolculara net bir görüş sunar. Bu küçük detay, havacılık mühendisliğinin incelikli tasarımını ve güvenliğe verilen önemi vurgular.
Uçak pencerelerindeki küçük deliğin, kabin basıncını dengeleyerek yolcu güvenliğini sağlayan ve acil durumlarda kritik rol oynayan önemli bir mühendislik detayı olduğu ortaya konuluyor.